Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1369 E. 2025/5340 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1369
Karar No
2025/5340
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1592 E., 2020/3475 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 750.000,00 TL maddi, 1.500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile kamu görevlisi olan davacının 31.08.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği, peşin olarak ödenen 2016 yılı Ağustos ayı maaşının fazladan ödenen kısmının davacıdan tahsil edildiği, bu itibarla maddi tazminat hesaplamasının 31.08.2016 tarihi itibariyle ve asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğinden bahisle 6.694,36 TL maddi ve 30.400,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, 2016 yılı Ağustos ayı maaşı ödenen davacının 15.09.2016 tarihi itibariyle maddi tazminat talebinde bulanabileceğinden bahisle maddi tazminatın 6.040,81 TL'ye indirilmesi, manevi tazminatın 42.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün usul yönünden bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; ihraç kararının kesinleştiği tarih olan 29.11.2016 tarihine kadar olan süreç bakımından maddi tazminatın davacının maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğine, davacının 2016 yılı Ağustos ayında ödenen maaşının ihraçtan sonrasına tekabül eden kısmını faizi ile birlikte geri ödediğine, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/68434 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.08.2016-30.01.2017 tarihleri arasında 172 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 20.11.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 22.11.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli Başvuru no 25852/18 Deliktaş/Türkiye Davası kararında da belirtildiği üzere; duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarına ilişkin düzeltmenin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin, maddi tazminat hesaplamasının başlatıldığı ihraç tarihi olarak belirlenmesi yerine, gözaltı tarihi olarak belirlenmesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacının 2016 yılı Ağustos ayı maaşının peşin olarak ödendiği, 31.08.2016 tarihinde kamu görevinden çıkarılması nedeniyle fazladan yapılan maaş ödemesinin yasal faizi ile davacıdan tahsil edildiği anlaşıldığından, hesaplamanın ihraç tarihi itibariyle yapılarak davacı lehine 6.559,40 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu miktarın altında kalacak şekilde 6.040,81 TL maddi tazminata hükmedilmesi, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1369, K. 2025/5340, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1369-e-2025-5340-k-e0f0b5981d0f