Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1080 E. 2024/7539 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1080
- Karar No
- 2024/7539
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1938 - 2020/1680 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düzeltilerek onama görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın suça konu yerin sit alanında kaldığını bilmediğine, taşınmazda hiçbir kültür varlığı bulunmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 03.07.1987 tarih ve 3492 sayılı kararı ile tescilli, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 16.01.2013 tarih ve 1285 sayılı kararı ile aplikasyonu yapılarak son halini alan 3. derece arkeolojik sit alanında kalan, bitişiğinde Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 07.03.1986 tarih ve 2031 sayılı kararı ile tescilli sivil mimarlık örneği yapılar bulunan özel mülkiyete ait taşınmazda, Kuruldan izin alınmadan inşai faaliyette bulunulmaması yönündeki Kurul kararına rağmen, parsel üzerinde izinsiz olarak inşai faaliyetlere devam edilerek yapıların büyük ölçüde tamamlanmış olduğunun kurul uzmanları tarafından yerinde yapılan denetimler sonunda tespit edildiği, Bodrum Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü görevlilerince yapılara ilişkin olarak 22.02.2017 ve 01.03.2017 tarihli yapı tatil tutanaklarının düzenlendiği, tutanaklarda yapıların ruhsatsız olarak inşa edilmekte olduklarının belirtildiği, suça konu taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde, beyanlar hanesinde 3. derece korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğuna ilişkin 09.02.1987 tarihli şerh bulunduğu ve sanık ... tarafından 08.05.2017 tarihinde edinildiğinin anlaşıldığı, sanığın aşamalardaki savunmasında, suça konu yapıların inşasına 2017 yılının şubat ayında başladığını, belediyeye ruhsat için başvurduğunu, haber alamayınca inşaata başlamak zorunda kaldığını, ruhsatı 02.05.2017 tarihinde aldığını, Kurula ruhsat evraklarının gittiğini, sit alanı olduğunu bilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, "Suça konu yerde 3194 sayılı yasaya aykırı olarak yapılan blokların 3. derece arkeolojik sit ve 1. derece etkileme geçiş alanında kalması sonucu yapılan başvurularla 12.04.2017 gün 5348 nolu Muğla KTVKK'nun kararı ile bu iznin alındığı ve izin üzerine yapı ruhsatlarının da düzenlendiği arazide herhangi bir tahribatın söz konusu olmadığı, herhangi bir taşınır taşınmaz kültür varlığı eserinin de ortaya çıkartılmadığı dolayısı ile yapıların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu ve 3194 sayılı imar kanununa uygun olarak yapıldığı" değerlendirilerek sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Sanığın inşaat ruhsatı almadan yapıları yapmaya başlaması, yapıları da projeye uygun yapmaması, ayrıca dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde 3. derece korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı şerhi bulunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediğine ilişkin savunmasının samimi olmadığı, sanığın tapuda şerh bulunması nedeni ile bildiği kabul edilen sit alanına kendi çizdirdiği projeye aykırı olarak, yapı ruhsatı almadan inşai ve fiziki müdahalede bulunmasının 2863 sayılı Yasaya aykırılık suçunu oluşturduğu, sonradan izin almasının bu suçu ortadan kaldırmadığı" değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1- Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 12.04.2017 tarihli ve 5348 sayılı kararında, Kurula sunulan yeni yapılanmaya ilişkin mimari projenin düzeltildiği şekliyle uygun olduğuna, uygulamanın proje müellifi denetimi ve sorumluluğunda yapılmasına, uygulama sonucunu gösteren teknik rapor ve fotoğrafların Kurula iletilip uygun görüş alınmadan söz konusu yapılara kullanım izni verilmemesine karar verildiği anlaşılmakla, mahallinde inşaat bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif icra edilerek, suça konu yapıların, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 12.04.2017 tarihli ve 5348 sayılı kararı ile düzeltildiği şekliyle uygun olduğuna karar verilen yeni yapılanmaya ilişkin mimari projeye uygun olarak inşa edilip edilmedikleri tereddütsüz şekilde tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezasının ertelenebileceği, adli para cezasının ertelenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin, erteleme müessesesinin adli para cezasını da kapsayacak şekilde uygulanması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.