Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1079 E. 2024/5455 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1079
Karar No
2024/5455
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1878 E., 2020/2764 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında TCK'nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın kusuru olmadığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; az ceza verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 07.30 sıralarında sürücü sanık ... sevk ve idaresindeki ... (Çekici) ve çekmekte olduğu ... (Yarı Römork) plaka sayılı Volvo marka aracı ile Afyonkarahisar/Emirdağ sınırları içinde bulunan Devlet Yolu üzerinde Ankara - Afyonkarahisar istikametinde seyir halinde iken olay mahalline geldiği esnada, önünde aynı yönde seyreden sürücü müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı Honda marka otomobile arkadan çarpması sonucunda ...’un öldüğü, aracında bulunan kardeşi ... ve yeğeni ...’nun orta (3) kemik kırığı, diğer yeğeni ...’nun ise ağır (6) kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı olayda; arkadan çarpma kuralını ihlal eden sanık, önünde seyir halinde olan otomobile karşı zamanında gerekli ve yeterli fren tedbirine başvurması gerekirken zamanında tedbir almadığı ve böylelikle müteveffanın kullandığı otomobile arkadan çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı sürücü davranışlarında bulunduğu tam kusurlu olarak ölüme ve yaralanmaya sebebiyet verdiği tespit ve kabul edilmekle, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85/2.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; sanık kolluk ve cumhuriyet savcılığı savunmasında "saat 07.00 sıralarında Sivrihisar ilinden Afyon iline ... plakalı çekici aracı ile seyir halindeyken anlık bir uyuklama neticesinde önünde bulunan arıza şeridinin içinde bulunan ... plakalı araca arkadan çarptığını, uykusuz bir şekilde araç sürdüğü için pişman olduğu" beyanı karşısında; meydana gelen trafik kazasının söz konusu beyanlar ile örtüşür nitelikte olduğu dikkate alındığında sanığın söz konusu taksirli eylemini yorgun ve uykusuz olduğunu bile bile araç kullanmaya devam ederek bilinçli taksirle meydana getirdiği sabit olduğu anlaşılmakla gerçekleşen ölüm olayında sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Oluşa ve kabule göre uykusuz bir araç kullanarak kazaya sebebiyet veren sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1079, K. 2024/5455, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1079-e-2024-5455-k-e5eb78b852af