Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9628 E. 2023/3040 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9628
Karar No
2023/3040
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1818 E., 2020/614 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 05.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Bolu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/529 Esas 2014/223 karar sayılı dosyasında yargılandığını, hakkında 09.04.2014 tarihinde beraat kararı verildiğini, kararın 28.05.2014 tarihinde kesinleştiğini, bahse konu suçlamadan dolayı gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreler nedeniyle maddi ve manevi zarar gördüğünü belirterek tazminat talep etmiştir. 2. Davalı vekili 24.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2018 tarihli ve 2017/275 Esas 2018/19 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin17.02.2020 tarih 2018/1818 Esas 2020/614 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.11.2021 tarihli, davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı temyiz istemi; davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; davacı ...'in Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2014 tarih, 2013/529 Esas ve 2014/223 Karar sayılı kararı ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından beraatine karar verilmiş, davacının 01.10.2013 tarihinde bir gün gözaltında kaldığı, 02.10.2013-09.12.2013 tarihleri arasında da tutuklu kaldığı, davacı hakkında beraat kararı 28.05.2014 tarihinde kesinleştiği, anılan beraat kararına ilişkin hükümde davacı ...'in tazminat davası açma hakkının bulunduğuna dair herhangi bir hatırlatma yapılmadığı, dava dosyası incelendiğinde; beraat hükmünün kesinleştiğinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanılmadığı ancak tazminat davasına dayanak teşkil eden beraat hükmünün 28.05.2014 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 05.09.2017 tarihinde açıldığı anlaşıldığı, davacının Mahkemenin 23.01.2018 tarihli duruşmasında alınan beyanında; tazminat hakkının bulunduğunu bildiğini, beraat kararının tarafına tebliğ edildikten sonra kendisinin temyiz etmediğini, hakkındaki kararın bu nedenle kesinleştiğini, hem tazminat hakkını hemde kararı zannettiği kadarıyla 2014 yılında bildiğini belirttiği görüldüğü, dolayısıyla hakkında verilen beraat kararı kendisine tebliğ edilen ve tazminat davası açma hakkı bulunduğunu bilen davacının CMK 142 inci maddede belirtilen süreler geçtikten sonra davasını açtığı hususu kendi beyanı ile sabit olduğu gerekçesiyle CMK'nın 142. maddesinde belirtilen süre geçtikten sonra açılan davanın süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince;tazminat davasının dayanağı olan Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/529 Esas, 2014/223 Karar sayılı ve 09.04.2014 tarihli ilam örneğine göre, davacı (sanık) hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarından yapılan yargılama sonucunda CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca verilen beraat kararı temyiz edilmeksizin 28.05.2014 tarihinde kesinleştiği, anılan bu dosya nedeni ile konusu tazminat olan işbu davanın ise 05.09.2017 tarihinde açıldığı, dolayısı ile işbu davanın CMK'nın 142/1. maddesinde belirtilen en son süre olan 1 yıl geçtikten sonra açıldığı, davacının (sanık) beraatına ilişkin hüküm fıkrasında CMK'nın 141/2. maddesi gereğince davacıya tazminat hakkı bulunduğu bildirilmemiş ve bu husus verilen karara geçirilmemiş ise de, CMK'nın 142/1. maddesinde belirtile sürelerin hak düşürücü süreler olduğu, yorum yolu ile veya kıyasen uzatılmalarının mümkün bulunmadığı, 28.05.2014 tarihinde kesinleşen beraat kararından dolayı tazminat davasının en geç 28.05.2015 tarihinde açılabileceği ve bu nedenle 05.09.2017 tarihinde açılmış bu davanın yasal süresinde açılmış sayılmasının mümkün bulunmadığı cihetle, İlk Derece Mahkemesi tarafından CMK'nın 141/2. maddesinde yer alan husus uyarınca işbu davanın yasal süresinde açılmamış sayılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, yasal süresinde açılmayan davanın reddi gerektiği yönünde mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı asilin davanın kabulü gerektiğine ilişkin ileri sürdüğü neden yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/529 Esas ve 2014/223 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının hırsızlık suçundan 01.10.2013-09.12.2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.05.2014 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin yürürlükte olduğu anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Dosya içeriğine ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemeye göre davacının dava açtığı tarihte ve kararı temyiz ettiği tarihte hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu ve davacının Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli 2018/650 Esas 2018/1020 Karar sayılı kararı ile kısıtlanarak kendisine babası ...'in velayeti altına alındığı ve hükmün 20.12.2018 tarihinde kesinleştiği dikkate alınarak, davacının velisinin davaya muvafakatinin alınması, muvafakatin alınamaması halinde dava açma ehliyeti bulunmayan davacının tazminat talebine ilişkin dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin17.02.2020 tarih 2018/1818 Esas 2020/614 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9628, K. 2023/3040, T. 18.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9628-e-2023-3040-k-44aa9e09a53b