Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9627 E. 2025/5190 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9627
Karar No
2025/5190
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1534 E, 2020/507 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebebi; yetersiz ceza verildiğine ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz istemi; kusuru olmadığına,eksik incelemeye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık sürücü ..., 05.04.2017 günü saat 04:18 sıralarında, 105 promil alkollü olarak yönetimindeki ... plaka sayılı ticari otomobil ile 3 şeritli bölünmüş yolun orta şeridini takiben seyri sırasında hakimiyetini kaybettiği aracı ile sağa savrulup, yolun sağındaki kaldırım üzerinde bulunan ağaç ve aydınlatma direğine çarpması sonucu, araçtaki yolcu ...'nın öldüğü, sanıktan şikayetçi olmayan diğer yolcu ...'ın kemik kırığı şeklinde yaralandığı olayda; sanık ve mağdur ...'ın aşamalardaki ifadelerinde ölenin araca bindiğinde alkollü olduğu araç hareket halindeyken araçta yaptığı telefon görüşmesinden sonra sinirlenerek el kol hareketleri yaptığı, direksiyona müdahale etmesi üzerine kazanın gerçekleştiğini beyan ettikleri olayda; Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunun ölenin sanığın idaresindeki aracın direksiyonuna müdahale edip etmediğin ihtimaline göre terditli olarak düzenlendiği; birinci halde ölen direksiyona müdahale etmemişse sanığın tam kusurlu olduğu, ikinci halde ise ölen direksiyona müdahale etmişse; sanığın alkollü vaziyette kullandığı otomobil ile gece vakti, meskun mahalde, bölünmüş yolu takiben seyredip, olay mahalline geldiğinde, hızı konusunda verdiği ifade ile aracındaki hasar durumundan anlaşılmakla, hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamayıp, seyri sırasında, sağ ön koltukta yolculuk yapan ...’nın direksiyona müdahale etmesi, bunun sonucunda hakimiyetini kaybettiği aracı ile sağa savrulması ve kaldırım üzerindeki ağaç ile aydınlatma direğine çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi ile tali kusurl ve alkollü araç kullanması nedeniyle bilinçli taksirli olduğu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de, temel cezanın tayini sırasında az ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, duruşma açılarak yeniden hüküm kurulma yoluna gidilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Konya 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9627, K. 2025/5190, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9627-e-2025-5190-k-379429b9f058