Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8910 E. 2023/5739 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8910
- Karar No
- 2023/5739
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2062 E., 2019/1099 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 24.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütü suçundan 26.08.2016 - 17.03.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama neticesinde Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/17 Esas - 2018-142 Karar sayılı kararı ile 06.07.2018 tarihinde beraat ettiğini, söz konusu kararın istinaf edilmeden 04.07.2018 tarihinde kesinleştiğini belirtmiş, bu sürede davacının hem maddi hemde manevi olarak büyük zarar gördüğünden bahisle 200.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 11.02.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının, mahsup yapılıp yapılmadığının ve tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının maddi zararının ispatı gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. 3. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/360 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.12.2019 tarihli ve 2019/2062 Esas, 2019/1099 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 03.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında eksik manevi tazminata hükmolunduğu belirtilmesine rağmen çelişki oluşturacak şekilde manevi tazminatın eksiltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik maddi ve manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan dolayı yargılama yapıldığı, soruşturma sürecinde davacının 26/08/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 29/08/2016 tarihinde tutuklandığı ve 17/03/2017 tarihinde tahliye edildiği ve davacı hakkında yargılama sonucunda 07/06/2018 tarihinde beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacının beyanları ile bu tutukluluğa sebebiyet vermediği anlaşılmakla davacının tazminata hak kazandığı anlaşılmış ise de ve her ne kadar bilirkişi raporu gözaltı tarihinden tahliye tarihine kadar olan süreç için hesaplama yapmış olsa da; ... davacının memuriyetten ihraç edildiği tarihe kadar 657 sayılı kanun gereği maaşından kesinti yapılmışsa bu kesintileri bağlı bulunduğu kamu idaresinden talep edebileceği, yetkili ve görevli mahkemenin de idare mahkemeleri olduğu, ihraç tarihinden sonra tutuklu ya da gözaltında kalmış ise maddi tazminata hak kazanacağı ihraç edildiği tarihten sonraki dönem için maddi tazminat miktarı belirlenirken vasıfsız bir çalışan gibi değerlendirme yapılarak tutuklu ya da gözaltında kaldığı dönemdeki net asgari ücret baz alınmak suretiyle tazminat miktarının belirlenmesi ve buna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda davacı ihraç edilmiş olduğu 02/01/2017 tarihinden tahliye tarihi olan 17/03/2017 tarihine kadar olan süreç için tazminata hak kazanmış, vasıfsız bir çalışan gibi değerlendirilerek o yılki net asgari ücret baz alınarak yapılan hesaplamada 1 ay 46 gün için 3.556,86-TL maddi tazminata hükmedilmiş ve fazlaya ilişkin taleplerin reddi gerekmiştir. ... Mahkememizce Yargıtay 12. Ceza Dairesinin manevi tazminata ilişkin kriterleri gözönüne alınarak, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, üzerine atılı suçun vahameti, sosyal ve ekonomik durumu, açılan dava, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre nedeniyle duyduğu ıstırap, gözaltı ve tutukluluk süresinde ele geçecek olan maddi menfaat gözönüne alınarak davacının zenginleşmesine neden olmamak üzere takdiren fazlaya ilişkin taleplerin reddiyle 30.000-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, her iki tazminata da ilk haksız uygulama yani gözaltı tarihi olan 26/08/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminata ilişkin faiz başlangıcının 02.01.2017 olarak değiştirilmesi, manevi tazminat miktarının 25.000,00 TL'ye indirilmesi ve vekalet ücretinin 3.426,82 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/17 Esas - 2018-142 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 26.08.2016 - 17.03.2017 tarihleri arasında 203 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.06.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararından davacı hakkında az manevi tazminata hükmedildiği belirtilmesine rağmen manevi tazminatın eksiltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı kabul edilerek tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. 3. Kamu görevinden 02.01.2017 tarihinde ihraç edilen davacının maddi kaybının bu tarihten itibaren tahliye tarihine kadar asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir. 4. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Gerekçeli karar başlığında, dava tarihinin 24.12.2018 yerine hatalı olarak 04.01.2018 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.12.2019 tarihli ve 2019/2062 Esas, 2019/1099 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.