Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7684 E. 2025/4573 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7684
Karar No
2025/4573
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/215E. - 2019/1662K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık ... ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Beyşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2018 tarihli ve 2017/290 Esas, 2018/405 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasında sanık ...'in 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1.2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 53, 58 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ...'ın 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1.2.cümle, 5237 sayılı TCK'nın 51/1-3, 53, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık ... ile katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ...'in 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 53,58 maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 53, 62 maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık ... ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'in temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, olay yerinde dahi olmadığı halde mahkumiyet hükmü verildiğine, HTS kayıtları baz alınarak varsayımlar üzerinden suçu işlediğine dair kanaat getirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, hakkında yasal ve yeterli gerekçe olmaksızın takdiri indirim maddesinin uygulanmadığına, ve resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların daha önce kazılmış alandaki taşları temizlemekten ibaret eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığına, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 17.11.2015 günü saat 12:51 sularında ... Jandarma Komutanlığına ait telefon hattını ... numaralı GSM hatttından yapılan araştırma neticesinde hattın bilgisi dışında açıldığını beyan eden ve imza örnekleri beyanı doğrultusunda sözleşmedeki imzalarla örtüşmeyen dava dışı ...adına kayıtlı olduğu tespit olunan numaradan) arayarak ... Jandarma Genel Komutanlığı'ndan ... olduğunu beyan eden erkek şahsın Yunuslar Mahallesinde bulunan ... ve ... isimli şahısların arazisinde mozaik olduğunu, inceleme yapmak üzere, jeoloji mühendislerinin geleceğini, kendilerine yardımcı olunmasını istediği, şahıstan telefon numarası istendiğinde irtibat kurulması için ... Jandarma Karakol Komutanlığına vekil eden ...'in kullanmış olduğu ... numaralı telefonu verdiği, olay günü saat 08:52 sularında ...'e ait GSM hattını... numaralı sabit hattan arayan ve isminin ... olduğunu beyan eden şahsın Yunuslar Mahallesinde söz konusu mevkide inceleme yapmak üzere, yola çıktıklarını beyan ettiği, irtibat numarası olarak ... numaralı GSM hattını bildirdiği, telefon görüşmesi sonrası sanık ...'in olay öncesi diğer sanık ... ve inceleme dışı sanık ... ile yaptıkları plan doğrultusunda olay günü telefon ile sanık ... ve ...'i arayarak, mozaiklerin alıcısının hazır olduğunu, gidip ölçmelerini söylediği, kolluk görevlilerinin ...'i telefon ile arayarak, Yunuslar Mahallesinde buluştukları, ...'e ait telefonu arayan, ... isimli şahsın, Yunuslar Mahallesine geldiklerini, jandarmayı beklediklerini beyan etmesi üzerine, Muhtar ile birlikte şahısların almaya gidildiği, haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ..., ..., ..., sanık ..., inceleme dışı sanık ...'in Konya Beyşehir yolu üzerinde yaya olarak durmakta oldukları esnada muhtar ile birlikte kolluk görevlileri tarafından şahıslar ile birlikte Yunuslar Mahallesinde bulunan ...isimli şahsın arazisine gidildiği, arazinin kuzey köşesinde bulunan daha önce izinsiz kazı yapılması nedeni ile işlem yapılan noktada işçi olarak gelen ..., ..., ... isimli şahısların kazı yapmaya başlayarak mozaikleri çıkarttıkları esnada görev belgelerinin olup olmadığı sorulduğuna, herhangi bir görev belgesinin bulunmadığının anlaşılması ile sanıklar hakkında yürütülen soruşturma neticesinde kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Keşif sırasında tanık olarak dinlenen muhtar ...'in alınan beyanında sanıkların yarım saat kadar kazı yaparak yaklaşık yarım metre kazı yaptıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'in alınan savunmalarında sanık ...'in mozaiklerin alıcısının hazır olduğunu belirterek kendilerini mozaiklerin ölçümünü yapmak için yönlendirdiğini belirttikleri, dosya arasında yer alan HTS kayıtlarına göre sanık ...'in suç tarihi ve olayın hemen öncesinde inceleme dışı sanık ... ile sık sık telefon görüşmesi yaptığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

Dosya arasında yer alan 20.09.2018 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda; davaya konu alanda Müze tarafından 2017 yılında arkeolojik kazı çalışması başlatıldığından sanıkların 2015 yılındaki eylemlerii yönüyle tespitin mümkün olmayacağının belirtildiği, kazı yapılan alanın 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli yerlerden olduğunun ve suç tarihinden sonra Konya Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunca 07.04.2017 tarihli ve 4341 sayılı kararla 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil ve ilan edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;"Olay günü saat 13:07 sıralarında ... Jandarma Karakol Komutanlığı ... numaralı hattan aranarak kendisini ... Jandarma Genel Komutanlığında Tuğgeneral olarak tanıtan şahsın...'ın arazisinde mozaik olduğunu inceleme yapmak üzere mühendislerin geleceğini söylediği irtibat için ... Jandarma Karakol Komutanı ...'in telefonunun verildiği, bu kez karakol komutanının cep telefonunun ... numaralı hattan arayan kişinin yola çıktıklarını beyan ettiği, karakol komutanının Yunuslar Mahallesi Muhtarını arayarak birlikte sanık ..., sanık ... ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ..., ... ve ... isimli şahısları lehe olarak aldıkları, sanıklardan ... ve ... bilirkişi olarak geldiklerini ve mozaik olan zeminini fotoğraflamasını yaparak sınırlarını tespit edeceklerini kolluk görevlilerine beyan etmiş, bu sırada sanıklara belgeleri sorulduğunda belgelerinin bulunmadığını söylemişler kolluk görevlilerince yapılan araştırmada sanıkların görevlendirmesinin ve resmi bir görevlerinin bulunmadığı anlaşılmış, sanıklar ... ve ... kendilerini ... isimli ... numaralı telefonu kullanan kişinin görevlendirdiğini söylemişlerdir. Sanıklardan ... talimat ile alınan savunmasında diğer sanıklar ile telefon ile irtibata geçmediğini, diğer sanıkları arayarak kazı yapılması için işçi ayarlamaları için telefon açmadığı savunmasında bulunmuş ise de, alınan HTS kayıtlarından sanıkların 15/11/2015- 19/11/2015 arasında birçok kez görüştüğünün saptanması, mahkememizce dinlenen sanık ... ise savunmasında ...'in olay günü kendisini arayarak mozaiklerin alıcısı hazır, gidin ölçün dediği, olay günü kendisini ...'in de aradığı bunun üzerine kendisinin altın gümüş vs. şeyleri tespit etmeye yarayan bakır çubukları aldığı, işçileri ...'in ayarladığı, jandarma ile ...'in görüştüğünü beyan ettiği, sanık ...'in ise ...'in kendisini arayarak mozaikin ölçümünü yap dediği, kendisinin de ...'in verdiği telefonu aradığı, jandarma belgeleri sorduğunda kazma işine başlamış olduklarını söylediği, her ne kadar sanıklar üzerlerine atılı suçun inkar etseler de talimat ile tanık olarak dinlenen kişilerin iddianamedeki eylemleri doğrulaması, alınan HTS raporlarındaki görüşmelerinde sanıkların birbirleri ile daha önceden görüştüklerini saptaması, mahkememizce dinlenen sanıklardan ...'ın da ...'in kendisini aradığı esnada mozaiklerin alıcısının hazır olduğunu söylemesi karşısında, sanıkların savunmasının aksine kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapmak hususunda önceden anlaşıp suçu tasarladıkları üzerlerine atılı suçu işledikleri mahkememizce sabit kabul edildiğinden aşağıdaki şekilde cezalandırılmalarına karar verilmiş, her ne kadar katılan vekili sanıklar hakkında 74/1 fıkranın 2. Cümlesi hükümlerinin uygulanmaması talebinde bulunmuş ise de, yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu uyarınca kazılan yerin sit alanı statüsünün olay tarihinden iki yıl sonra kazandığı, suç tarihinde sit alanı veya korunması gerekli başka bir yer olmadığı, sanıkların suça konu yeri kazdıkları esnada olay yerinin sit alanı veya korunması gerekli başka bir alan olduğuna ilişkin ilan ve şerh olmaması sebebiyle ağırlaştırıcı nedeni bilemeyecekleri suç tarihi sonrası yapılan ilan ile sit alanı haline gelmesi sonucu sanıkları suç işledikten sonra kazı yerinin sit alanı haline gelmesi ile sanıkların cezalarında arttırım yapılamayacağından sanıklar hakkında indirim maddeleri 74/1 cümle 2 fıkra uyarınca uyarınca indirim hükümleri uygulanarak" gerekçeleriyle sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde; ".17/11/2015 günü saat 12:51 sularında ... Jandarma Komutanlığı'na ait telefon hattını ... numaralı GSM hatttından arayarak ... Jandarma Genel Komutanlığı'ndan ... olduğunu beyan eden, erkek şahsın Yunuslar Mahallesinde bulunan ... ve ... isimli şahısların arazisinde mozaik olduğunu, inceleme yapmak üzere, jeoloji mühendislerinin geleceğini, kendilerine yardımcı olunmasını istediği, şahıstan telefon numarası istendiğinde irtibat kurulması için ... Jandarma Karakol Komutanlığı'na vekil eden ...'in kullanmış olduğu ... numaralı telefonu verdiği, olay günü saat 08:52 sularında ...'e ait GSM hattını... numaralı sabit hattan arayan ve isminin ... olduğunu beyan eden şahsın Yunuslar Mahallesinde söz konusu mevkide inceleme yapmak üzere, yola çıktıklarını beyan ettiği, irtibat numarası olarak ... numaralı GSM hattını bildirdiği, telefon görüşmesi sonrası sanık ...'in olay öncesi diğer sanık ... ve inceleme dışı sanık ... ile yaptıkları plan doğrultusunda olay günü telefon ile sanık ... ve ...'i arayarak, mozaiklerin alıcısının hazır olduğunu, gidip ölçmelerini söylediği, kolluk görevlilerinin ...'i telefon ile arayarak, Yunuslar Mahallesinde buluştukları, ...'e ait telefonu arayan, ... isimli şahsın, Yunuslar Mahallesine geldiklerini, jandarmayı beklediklerini beyan etmesi üzerine, Muhtar ile birlikte şahısların almaya gidildiği, haklarında ek koğuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ..., ..., ..., sanık ..., inceleme dışı sanık ...'in Konya Beyşehir yolu üzerinde yaya olarak durmakta oldukları esnada muhtar ile birlikte kolluk görevlileri tarafından şahıslar ile birlikte Yunuslar Mahallesinde bulunan ...isimli şahsın arazisine gidildiği, arazinin kuzey köşesinde bulunan daha önce izinsiz kazı yapılması nedeni ile işlem yapılan noktada işçi olarak gelen ustafa ..., ..., ... isimli şahısların daha önceden yapılan kazı sonrasında açılan çukur içerisinde bulunan taşları temizledikleri esnada görevli olduğunu iddia eden inceleme dışı sanık ... ve sanık ... isimli şahıslara ne için geldikleri sorulduğunda, bilirkişi olarak geldiklerini, kazı yaparak mozaik olan zeminin fotoğraflanmasını yapacaklarını, mozaikli alanın sınırlarının tespitini yapacaklarını beyan etmeleri üzerine, bu işlemleri ne ile yapacakları sorulduğunda sanık ...'ın yanında getirmiş olduğu bakır çubuklar ile yapacağını beyan ettiği, her bir görevlendirme yazıları olup olmadığı sorulduğunda, olmadığını beyan etmeleri üzerine, kazı yapılmış olan noktada bulunan taşları temizlemekte olan şahıslara durmalarının söylendiği, yapılan araştırma sonucunda şahısların herhangi bir izninin olmadığının tespit edildiği, böylelikle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde üzerlerine atılı yasal unsurları oluştuğu anlaşılan müsnet suçları işledikleri sabit görülmüştür. Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında 2863 Sayılı Kanunun 74/1-1. fıkrasının 2 cümlesi uygulanmış ise de, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 26/02/2018 gün 2016/450 esas 2018/2072 karar sayılı ilamı ve benzer ilamlarında belirtildiği üzere, 2863 sayılı kanunun 74/1 maddesinde "kazı veya sondajın yapıldığı yerin sit alanı veya bu kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olmaması halinde" verilecek cezanın idirileceğine dair özel düzenleme bulunduğu, belirtilen düzenlemeye göre, sadece sit alanı olarak tescil edilen yerler dışında "tescil edilmese dahi" kültür varlığı niteliğindeki taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilen uygulamaların da kazı suçuna ilişkin nitelikli hal oluşturacağı anlaşılmakla, sanıkların eylemlerine uyan TCK'nın 37/1 maddesi delaleti ile 2863 sayılı Kanun'un 74/1. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Her ne kadar sanıklar hakkında TCK'nun 35 maddesinin uygulanması yönünde mütalaada bulunulmuş ise de, yapılan kazı sonucu eserin çıkması nedeni ile TCK'nın 35. maddesinin yasal unsurları oluşmadığından uygulanmasına yer olmadığına" gerekçeleriyle Yerel Mahkeme hükmü kaldırılarak sanıkların üzerine atılı suçu işediği sabit görülerek 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Tüm dosya kapsamından her ne kadar sanıkların yapmış oldukları kazı derinliğine dair tam bir tespit yapılmamış ise sanıkların eylemlerini yaklaşık yarım saat kadar sürdürdüklerine dair tanık beyanı ile sanıklar tarafından yapılan kazı neticesinde mozaiklerin bir kısmının ortaya çıkarıldığı dikkate alındığında eylemlerinin tamamlanmış olduğu kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7684, K. 2025/4573, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-7684-e-2025-4573-k-1c52809a7bc7