Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7375 E. 2025/2675 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7375
- Karar No
- 2025/2675
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/570 E., 2019/3906 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1. maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62, 53/6,63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. 63/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, bilinçli taksir artırımının daha fazla olması gerektiğine, TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılmasının yerinde olmadığına ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; motosiklet sürücüsünün aşırı hızlı gelişi ile kazanın meydana gelmesi arasında tali kusuru aşan bir neden sonuç ilişkisi olduğuna, bilirkişinin ölenin hızına ilişkin yaptığı tespitin hatalı olduğuna, üst sınırdan ceza tayininin adil olmadığına, TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasına, bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24/07/2016 günü saat:11:00 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş Cemal Gürsoy Caddesini takiben Tersane yönünden Karşıyaka istikametine seyir halinde iken olay mahaline geldiğinde "U" dönüşü yaparak Tersane istikametine döneceği sırada arkasından gelen mağdur sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki motosikletin ön kısmı ile otomobilin çarpışmaları neticesinde sanığın asli kusurlu olarak mağdur motosiklet sürücüsünün ölümüne neden olduğu kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1, 62. maddeleri uyarınca mahkmuiyetine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde ve kusur izafesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ancak U dönüşünün yasak olduğu yerden dönüş yapmak üzere manevra yaparken ölüme sebebiyet veren sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması ve kabule göre ölenin de alt düzeyde tali kusurlu olduğu gözetildiğinde, temel cezanın alt sınırdan fazla uzaklaşmak suretiyle tayini, hukuka aykırı bulunarak sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf nedenlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanığın TCK'nın 85/1, 22/3, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalâasında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği ve duruşmada hazır bulunan sanığa esas hakkındaki mütalâaya karşı diyecekleri sorulduğu anlaşıldığından TCK'nın 22/3 maddesinin uygulanması yönünden sanığa ek savunma hakkı tanınmaması bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.