Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7246 E. 2024/11 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7246
- Karar No
- 2024/11
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 24.07.2018 KARAR : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 24.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin FETÖ/PYD Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 10.10.2017 tarihinde göz altına alındığını, 12.10.2017 tarihinde tutuklandığını, 28.12.2017 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama ile beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle 250,000 TL maddi ve 250,000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir. 2.Davalı vekili 15.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3.Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/609 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/1114 Esas 2019/2319 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesince davacının maaşı en son aldığı bordro üzerinden hesaplanmış ise de müvekkilinin yabancı para üzerinden maaş aldığını, davacının işten çıkarıldığı bu süreçte yatmayan sigorta primleri ile ödenmeyen maaşları , kıdem ve ihbar tazminatı ile sosyal yardım ve ikramiye ve hak edişlerinin hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında silahlı FETÖ terör örgütü üyesi olma suçundan soruşturma yapıldığı, soruşturma sırasında 10.10.2017 tarihinde gözaltına alındığı, Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 11.10.2017 tarih 2017/1004 Değişik iş sayılı kararı ile tutuklanmasına karar verildiği, daha sonra hakkında silahlı FETÖ terör örgütü üyesi olma suçundan dava açıldığı, Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesince 28.12.2017 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2018 tarih 2018/28 E. 2018/114 K. sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 07.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı ... vekiline tebliğ edilmediği, davacının 10.10.2017 - 28.12.2017 tarihleri arasında 83 gün süre ile gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı tarihte günlük asgari ücretin 46,80 TL olduğu, davacının 83 gün süre ile gözaltında ve tutuklu kaldığı anlaşıldığından (46,80x83) 3.884,4 TL. maddi kaybının olduğu, davacının yargılandığı ceza yargılamasında verilen beraat kararında yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu da dikkate alındığında, davacının ödediğini beyan ettiği vekalet ücretini maddi tazminata dahil edilmesi talebi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 3.884,4 TL maddi ve 4.150 TL manevi tazminatın 06.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; davacının cezaevinde yaptığı harcamalar ile aldığı kredi veya borçların gerçek maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine ceza dava dosyasında maktu vekalet ücretine hükmolunmasının gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlenlendirilemeyeceği, davacı ... vekilinin faiz talebinin gözaltı tarihinden itibaren olup tarih sınırlaması yapılmadığından mahkemece 06.10.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde hukuka aykırılığın bulunmadığı, ancak; manevi tazminat miktarının eksik olarak takdir edilmesi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığının 01.11.2017 tarih, 91135 sayılı yazılarında Başkanlıklarında İhale ve Finans asistanı olarak 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde (4/a) görev yaptığı ve Dairece getirtilen bordrosuna göre 2017/Eylül ayındaki net maaşı 3.729,85 TL olduğu anlaşılan davacı ...'in iş aktinin 10.11.2017 tarihinde fesih edildiği dikkate alındığında, maddi tazminatın gözaltına alınmadan önceki en son kazanç tutarı olan 3.729,85 TL net maaşına göre hesaplanmasının gerektiği, buna göre davacı ... vekilince dava dilekçesinde davacının 10.10.2017 tarihinde gözaltına alındığının belirtildiği dikkate alındığında; dava dilekçesinde sınırlama yapıldığından hesaplamaya 06.10.2017 tarihinden değil, 10.10.2017 tarihinden itibaren başlanarak 10.10.2017 ila 28.12.2017 tarihleri arasında en son net maaş miktarının 3.729,85 TL olduğu, (1) gün için 124,32 TL olup, maddi tazminatın 1 ay 49 gün üzerinden hesaplanmasının gerektiği, aydan arta kalan günler için 2017 yılı Ekim ve Aralık ayları için gün, Kasım ayı için ay üzerinden yapılan hesaplama sonucunda 1 ayx3.729,85 TL=3.729,85 TL, 49 günx124,32 TL=6.091,68.-TL olmak üzere toplam 1 ay 49 gün (79) gün tutuklu kalan davacının 9.821,53 TL maddi kaybının olmasına rağmen Mahkemece net asgari ücret üzerinden 3.884,40 TL eksik maddi tazminata hükmedilmesi kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün (1) numaralı fıkrasında yer alan "3.884,40 TL" ibaresi yerine "9.821,53 TL" ibaresi, hükmün (2) numaralı fıkrasında yer alan "4.150,00 TL" ibaresi yerine "8.000,00 TL" ibaresi hükmün (3) numaralı fıkrasında yer alan "1.056,00 TL" ibaresi yerine "2.138,58 TL" ibaresi gelmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/28 Esas 2018/114 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.10.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 83 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.06.2018 tarihinde kesinleştiği, göz altına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1.Dosya kapsamındaki yakalama ve gözaltına alma tutanağına göre davacının 06.10.2017 tarihinde saat 17.30 göz altına alındığı, Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/1004 Sorgu 11.10.2017 tarihli kararı ile tutuklanmasına karar verildiği, 28.12.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği, Ulusal Yargı Ağı Projesinden yapılan araştırmaya göre 12.10.2017-28.12.2017 tarihleri arasında tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin 24.07.2018 tarihli dilekçesinde, davacının gözaltı tarihi 10.10.2017, tutuklu kaldığı tarih 12.10.2017 olarak gösterilmek suretiyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, faiz başlangıcı olarak olay tarihinin belirtildiği görülmektedir. Davacı vekilince dava dilekçesinde, gözaltı ve tutuklama tarihi hatalı göstermiş ise de dosya kapsamındaki davacının beraatına karar verilen kesinleşmiş mahkeme kararında da dava dilekçesinde belirtilen tarihlerin gözaltı ve tutuklama tarihi olarak açıkça gösterildiği, temyiz dilekçeside vekilince de tazminata esas ceza mahkemesi gerekçeli kararın da da göz altı tarihinin yanlış yazılması nedeniyle dava dilekçesinde maddi hataya düşüldüğüne ilişkin beyanda bulunduğu dikkate alınarak; davacı vekilinin dava dilekçesindeki talebinin tutuklu kalınan sürenin bir bölümüne ilişkin olmayıp tamamına yönelik tazminat istemi iradesinin ortaya konulduğu, önemli olan husus, kesinleşen ve beraatle sonuçlanan bir ceza davasında tutuklu kalınmasına dayanılarak belirli bir miktarda tazminat istenmesi olup, tutuklu kalınan sürenin bir bölümüne yönelik olarak tazminat isteminde bulunulduğu açıkça belirtilmeyen ve tutuklu kalınan sürenin tamamına yönelik tazminat istemi iradesi ortaya konulan bir durumda, tutuklu kalınan sürenin gösterilmesi zorunlu olmadığı gibi sürenin hatalı olarak gösterilmesinin de önemi bulunmadığı anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... vekilince dava dilekçesinde davacının 10.10.2017 tarihinde gözaltına alındığının belirtildiği dikkate alınarak dava dilekçesinde sınırlama yapıldığı gerekçesiyle maddi tazminat hesabının göz altı tarihi olan 06.10.2017 tarihinden değil, 10.10.2017 tarihinden itibaren başlanarak yapılması suretiyle davacı lehine eksik maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür. 2.Davacının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığında İhale ve Finans asistanı olarak 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde (4/a) görev yaptığı ve Dairece getirtilen bordrosuna göre 2017/Eylül ayındaki net maaşı 3.729,85 TL olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin maddi tazminatın müvekkilinin aldığı yabancı para üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir. 3.Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre davacının işten çıkarıldığı bu süreçte yatmayan sigorta primleri ile ödenmeyen maaşları , kıdem ve ihbar tazminatı ile sosyal yardım ve ikramiye ve hak edişlerinin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilebilecek gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bu kalemlerin maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 4.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. KARAR Gerekçe bölümünün (1) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/1114 Esas 2019/2319 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.