Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7104 E. 2024/5 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7104
- Karar No
- 2024/5
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 09.05.2018 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 09.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, dosyanın halen derdest olduğu, soruşturma aşamasında 08/12/2016 tarihinde evinden gözaltına alındığı, Acıpayam Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/84 sorgu sayılı kararı ile müvekkilinin adli kontrol kararı ile salıverildiğini, ancak mahkeme kararı ile salıverilmesine rağmen yeni bir gözaltı veya yakalama kararı alınmaksızın müvekkilinin gözaltında tutulmaya devam ettiğini, kanunsuz gözaltı süresinin 20 gün sürdüğünü, müvekkilinin ifadesinin 23.12.2016 tarihinde Denizli Kom Şube müdürlüğünde alındığını, sonrasında Acıpayam Cumhuriyet Savcılığı tarafından tutuklama talebiyle Acıpayam Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiğini ve Acıpayam Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/89 sorgu sayılı kararı ile 27.12.2016 tarihinde tutuklanığını, müvekkilinin ilk gözaltına alındığı tarihten tutuklandığı tarihe kadar yaklaşık 20 gün boyuncu gözaltında tutulduğunu, müvekkilinin hastalıklarına yönelik gerekli ilaçların verilmediğini, bu nedenle ciddi rahatsızlıklar geçirdiğini, ailesinin bu süre zarfında üzüntü ve korku içerisinde bekledikleri, ifade özgürlüğünün engellendiğini, evinde ve arabasında yapılan arama nedeniyle küçük duruma düşürüldüğünü, haksız olarak gözaltında kaldığı süreler için 100.000,00 TL manevi, 100,000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinii talep etmiştir. 2. Davalı vekili 22.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2019 tarihli ve 2018/94 Esas, 2019/161Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/1892 Esas, 2019/2109 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmün kesinleşmesine gerek olmadığına, davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Davacı hakkında silahlı FETÖ terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan soruşturma kapsamında 08/12/2016 tarihinde evinden gözaltına alındığı, Acıpayam Sulh Ceza Hakimliği'nin 08.12.2016 tarih ve 2016/84 Sorgu sayılı kararı ile davacının yurtdışına çıkmasının yasaklanması suretiyle adli kontrol altına alınmasına karar verildiği, davacının ifadesinin 23.12.2016 tarihinde Denizli Kom Şube müdürlüğü tarafından alındığı, Acıpayam Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/89 sorgu sayılı kararı ile 27.12.2016 tarihinde tutuklandığı, davacı hakkında silahlı FETÖ terör örgütüne üye olma suçundan Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/123 E sayılı dosyası ile dava açıldığı ve dosyanın halen derdest olduğu, davacının yargılama sırasında 29/03/2018 tarihinde tahliye edildiği, tutukluluk halinin yasada yer alan süreyi ve makul süreye aşmadığı, davanın halen derdest olduğu, getirtilen dosyadaki belge ve bilgilerden anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili müvekkilinin soruşturma aşamasında 08/12/2016 tarihinde evinden gözaltına alındığı, Acıpayam Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/84 Sorgu sayılı kararı ile müvekkilinin adli kontrol kararı ile salıverildiğini, ancak mahkeme kararı ile salıverilmesine rağmen yeni bir gözaltı veya yakalama kararı alınmaksızın müvekkilinin gözaltında tutulmaya devam ettiğini, ileri sürmüş ise de yapılan incelemede Acıpayam Sulh Ceza Hakimliği'nin 08.12.2016 tarih ve 2016/84 Sorgu sayılı kararı ile davacının yurtdışına çıkmasının yasaklanması suretiyle adli kontrol altına alınmasına karar verildiği, salıverilmesine karar verilmediği anlaşıldığından, davacı hakkında uygulanan koruma tedbirlerinde hukuka ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Anılan koruma tedbirlerinin davacı hakkında soruşturma ve kovuşturmanın amacına uygun bir şekilde ölçülü olarak uygulandığı, verilen kararlarda ve yapılan uygulamada davacıya bu aşamada tazminat hakkı doğuracak nitelikte hukuka ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Netice olarak davacı ... hakkında uygulanan koruma tedbirlerinde hukuka ve yasaya aykırılık bulunmadığı, anılan koruma tedbirlerinin davacı hakkında soruşturma ve kovuşturmanın amacına uygun bir şekilde ölçülü olarak uygulandığı, verilen kararlarda ve yapılan uygulamada davacıya bu aşamada tazminat hakkı doğuracak nitelikte hukuka ve yasaya aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle; talep etmiş olduğu koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/123 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 08.12.2016 - 27.12.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 27.12.2016-29.03.2018 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tâbi olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin temyiz sebepleri yönünden; Davacının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen “Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilenler,” hükmü uyarınca tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 142 nci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. ... Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesin birinci fıkrasının (a) bendinde, " kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilen" kişilerin tazminat isteminde bulunabileceğinin belirtildiği, tazminat talebinin dayanağı olan dava dosyasında davacının kanuna aykırı şekilde gözaltına alındığı, gözaltı süresinin uzatılmasına dair karar bulunmadan gözaltı süresinin uzatıldığı nedenine dayanan tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından gözaltı tedbir kararının, gözaltı tedbirinin uzatılmasına dair kararların aslının veya aslı gibidir örneklerinin dosya arasına alınarak davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/1892 Esas, 2019/2109 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.