Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7080 E. 2024/7182 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7080
- Karar No
- 2024/7182
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/833 E. 2019/1199 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli, 2014/179 Esas, 2017/485 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 2.Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 26.03.2019 tarihli, 2018/833 Esas, 2019/1199 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 52371 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2021 tarih, 2019/70027 nolu ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece Mahkemesince; olay tarihinde davaya konu ve sanığın işletmiş olduğu ... ilçesi, ... mahallesi, 3 pafta, 315 ada, 39 parsel'de yapılan incelemede, taşınmazın içinin yıkılarak izinsiz yeniden yapıldığı, iç duvarların yıkıldığı, binaya asansör ilave edildiği, bodrum katının büyütüldüğü, ve dış cephe pencelerinin yenilendiğinin tespit edildiği, davaya konu taşınmazın 14/06/2013 tarihinde sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından satın alındığı, soruşturma aşamasında Kültür ve Turizm uzmanı ... ve Mimar ... tarafından koruma kuruluna sunulan raporda taşınmazda 20/11/2013 tarihinde yapılan incelemede yapının inşaat aşamasında olduğu, içinin yıkılarak izinsiz yeniden yapıldığı, ince işler aşamasına gelindiği, iç duvarların yıkıldığı, binaya asansör ilave edildiği, binanın dışının kapandığı, bodrum katın büyütüldüğü, dış cephe pencerelerinin yenilendiğinin tespit edildiği, 30/12/2013 tarihli yapı tatil tutanağında tüm binada güçlendirme yapılarak kat planlarının değiştirilmiş olduğu, 1. normal kat döşemesinden 2 adet galeri boşluğu açıldığı, yine arka kısmına ilave elektrik ve mekanik aksamların yapılmış olduğunun tespit edilerek tutanağa bağlandığı, mahkememiz aracılığı ile olay yerinde yapılan keşifte bilirkişilerce taşınmazın 5 kattan oluştuğu, kullanılır durumda olduğu mutfak, fitrifiye ve cephe pencelerinin yenilenmiş olduğu, zemin katta duvarların kaldırılarak bu bölümün bar ve oturma alanı olarak kullanımının sağlandığı, normal 1. Katta galeri boşluğu yapıldığı, kat planlarındaki duvarların yerlerinde değişiklik yapıldığı, wclerin yerlerinin değiştirildiği, binaya asansör yapıldığı, çatı katında açık terasın yapıldığının tespit edildiği, bodrum katta bölmelerin yapıldığı, taşınmazın ocak 2014 tarihi itibariyle hizmete açıldığı, yapıdaki inşaai faaliyetlerin Haziran 2013 tarihinden sonra 29/11/2013 tespit tarihi itibariyle var olduğunun görüldüğü, muhtemelen faaliyetlerin 2013 aralık sonu itibari ile tamamlandığının bildirildiği, taşınmazda yapılan inşaai ve fiziki müdahalelerin 2863 sayılı yasaya muhalefet oluşturduğu bildirildiği, inşaat bilirkişisinden alınan ek raporda yapı tatil tutanağında tespit edilen hususlar incelendiğinde tüm binada taşıyıcı unsurlarla ilgili olarak güçlendirme yapıldığı, kat döşemesinin kaldırılarak galeri boşluğunun oluşturulması gibi inşaai faaliyetlerin basit onarım kapsamında olmadığının bildirildiği, her ne kadar sanık ve müdafileri tüm aşamalarda alınan savunmalarında taşınmazdaki inşaai faaliyetlerin sanığın taşınmazı satın aldıktan önce yapıldığını iddia etmiş iselerde, sanığın taşınmazı 14/06/2013 tarihinde satın aldığı, soruşturma aşamasında kültür ve turizm uzmanları tarafından kültür ve tabiat varlıklarını koruma müdürlüğüne sunulan 29/11/2013 tarihli raporda taşınmazdaki inşaatın devam ettiğinin bildirildiği, mahkememizce yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da işletmenin tanınan bir yer olması nedeniyle internet üzerinden yapılan inceleme sonucu inşaattaki faaliyetlerin 29/11/2013 tarihi itibariyle devam ettiğinin görüldüğünün bildirildiği, taşınmazda yapılan değişikliklerin satın alma tarihi olan 14/06/2013 tarihinden tespit tarihi olan 29/11/2013 tarihine kadar yapılması için yeterli zamanın bulunduğu, kaldı ki sanık tarafından taşınmaz satın alınmadan önce binada inşaai faaliyetlere başlanmış olsa bile, sanık aldıktan sonra da aynı inşaai faaliyetlerin devam ettiğinin raporlarla sabit olduğu, sanık tarafından inşaatın daha önceden tamamlandığına ilişkin mahkememize hiçbir delil sunulmadığı anlaşılmakla, yine ek bilirkişi raporunda binada yapılan değişikliklerin basit onarım kapsamında olmadığının bildirilmesi karşısında sanığın eyleminin 2863 sayılı yasanın 65. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11/11/2016 tarihli raporda taşınmaza ilişkin restorasyon projesi için başvuruda bulunulduğu, Kurul kararı ile projenin uygun bulunmadığı, taşınmazın tapu kayıt bilgilerinde 15/01/2013 tarihi itibariyle ... İşletmeciliği Ltd. Şti'ne ait olduğu, 15/02/2013 tarihinden itibaren 10 yıllık kira şerhinin olduğu, aykırılıkların tespit edilen tarihlerde mi yapıldığı, yoksa daha öncesinden yapılıp yeniden revizyona mı girdiğinin tespitinin oldukça güç olduğu, fakat işletmenin tanınan bir yer olması nedeniyle internetteki incelemesinde Ocak 2014'te hizmete açıldığı, faaliyetlerin muhtemelen 2013 Aralık ayı sonu itibariyle tamamlandığının belirtildiği, Dairemizce dinlenen tanıklar dava konusu aykırılıkların sanığın taşınmazı satın aldığında mevcut olduğunu, sanığın satın aldıktan sonra yaptırmış olmadığını, sanığın sadece boya badana gibi küçük işler yaptırdığını, ayrıca restorasyon ve restitüsyon projeleri için mimarlık şirketi ile anlaşma yapılarak Anıtlar Kuruluna müracaat edildiğini beyan ettikleri, bu durumda sanık savunması, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre dava dava konusu aykırılıkların sanık tarafından yaptırıldığının sabit olmadığı, bilirkişi raporunda da "muhtemelen" ibaresi ile görüş belirtildiği, şüphe halinde sanık lehine değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığından; sanığın savunmasının aksini kanıtlar nitelikte mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle, mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dava konusu kentsel sit alanı içerisindeki, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli binada, kurul uzmanları tarafından, onaylı proje olmaksızın izinsiz olarak gerçekleştirilen eylemlerin 29.11.2013 tarihli rapor ile tespit edildiği, raporda, yapının halen inşaat halinde olduğunun da belirtildiği, dava konusu taşınmazın sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından aykırılıkların tespitinden önce 14.06.2013 tarihinde edinildiği, mahkemece yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi heyeti raporu ile de eylemlerin izinsiz inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğu, onaylanan bir proje olmaksızın ve proje onayı beklenmeksizin müdahalede bulunulduğunun tespit edildiği dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde beraatine dair hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.