Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8608 E. 2024/7255 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8608
- Karar No
- 2024/7255
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3830 - 2019/5814 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 74/2-1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 50/1-a, 52/2, maddeleri uyarınca neticeten 3.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, karara karşı o yer cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 74/1,5237 sayılı TCK'nın 62, 53, maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, temyiz dışı sanık ...'ın olay günü kendisine yemek getirmesini söylemesi üzerine olay yerine gittiğine, olayla ilgisi olmadığına, atılı suçu işlemediğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dosya kapsamında yer alan olay ve yakalama tutanağında; 11.04.2016 günü saat 13:30 sıralarında kolluk görevlilerince gerçekleştirilen devriye görevi sırasında askeri bölgeye yakın ve sıklıkla kazı yapılan alanda yol kenarında aracın park halinde olduğunun görülmesi üzerine kontrol amacıyla patika yola doğru gidildiğinde ceviz ağacı dibinde haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanıkların üzerileri çamurlu vaziyette ayakta durduklarının tespit edildiği, sanık ...'ın da yanlarında olduğunun belirtildiği, kolluk görevlilerince ceviz ağacına gidildiğinde yaklaşık 5 metre derinliğinde kuyu bulunduğu ve kuyu içerisinde kazı işleminde kullanılan malzemelerin ele geçirildiği, kuyunun kenarında kuyudan çıkarıldığı değerlendirilen yığılı halde toprak bulunduğu, sanık ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanıkların olay yerinin eski yerleşim yeri olduğundan altın bulacaklarını düşünerek kazı yaptıklarının belirtildiği, anlaşılmıştır. Yürütülen soruşturma neticesinde izinsiz define araştırma suçundan kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 29.01.2018 havale tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre kazı yapılan yerin Maliye hazinesine ait olduğu, doğal sit sınırları içerisinde kaldığı, ve yaklaşık 4.60 metre yüksekliğinde geniş derin kazı alanı ve kazı alanı içerisinde 3.20m uzunluğunda ucu kapalı tünel olduğunun belirtildiği, ilk derece yargılamasında alınan savunmasında sanık ...'ın üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek kazı yapmadığını beyan ettiği, temyiz dışı diğer sanık ...'ın ise olay günü hep beraber kazı yaptıklarını beyan ettiği ve yürütülen yargılama neticesinde sanığın izinsiz define araştırma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, o yer cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesince suç vasfında yanılgıya düşüldüğü değerlendirilerek ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp, sanık hakkında kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçundan mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suçta kullanıldığı değerlendirilen adli emanetin 2016/355 sırasında kayıtlı eşyaların akıbeti hakkında karar verilmemesi dışında bir hukuka aykırılık bulunmadığından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c maddesi gereği hükme 4. paragraftan sonra gelmek üzere ; “Adli emanetin 2016/355 sırasında kayıtlı eşyaların TCK 54/1 maddesi gereği müsaderesine ” ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmi Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.