Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7070 E. 2023/5142 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7070
- Karar No
- 2023/5142
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 29.05.2019 tarihli ve 2018/1733 Esas 2019/1188 Karar sayılı ek kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 12.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin birden fazla kişi tarafından birlikte suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak yağma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla yağma suçlarından 15.02.2016 tarihi itibariyle gözaltına alındığını, 18.02.2016 tarihinde tutuklandığını, 01.07.2016 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde tüm suçlardan beraatine ettiğini,kararın 06.03.2017 tarihinde kesinleştiğini, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek; 1.000 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminatın 15.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini" talep etmiştir. 2.Davalı vekili 02.06.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3.Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2017/225 Esas 2018/128 Karar sayılı kararı ile "davanın kısmen kabulü ile 1.418,74 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminatın 15.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. 4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/1733 Esas 2019/1188 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde maddi tazminat miktarı olarak yazılı "1418,74" ile manevi tazminat miktarı olarak yazılı "4.000" ibarelerinin çıkartılması ve yerlerine sırası ile "1.000,00" ve "9.000,00" ibarelerinin yazılması; aynı bendin devamı olmak üzere de "ayrıca 418,74-TL. maddi tazminatın da davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin yazılması; vekalet ücretine ilişkin (2) numaralı hüküm fıkrasında yazılı "845" ibaresinin çıkartılması ve yerine "1.250,24" ibaresinin yazılması sureti ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 5.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/1733 Esas 2019/1188 Karar sayılı ek kararı ile davalı vekilinin temyiz başvurusunun CMK'nın 296 ncı maddesinin 1 inci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir. 6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.10.2021 tarihli, karar tarihi itibariyle davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının davalı açısından kesin olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi ek kararına karşı davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğini, manevi tazminat miktarının yükseltilmesinin hatalı olduğuna ve davanın kısmen kabulü nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Koruma tedbirlerine dayalı tazminat davalarının niteliği itibariyle yargılama sırasında sadece 5271 sayılı Kanun'un uygulanması halinde, adil ve hukuka uygun kararlar verilebilmesi ve ilgilerin zararlarının karşılanması hususunda bir kısım sorunların ortaya çıkabilecek olmasından dolayı bu davalarda esas olarak 5271 sayılı Kanun uygulanmakla birlikte, bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda, 6100 sayılı Kanundaki düzenlemeler uygulanmaktadır. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının miktar itibari ile temyiz edilebilir olup olmadığı 6100 sayılı Kanun hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmektedir. Buna göre, miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez. Bu açıklamalar çerçevesinde, karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 58.800 TL olduğu ve ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü ile 1.418,74 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ilişkin kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde maddi tazminat miktarı olarak yazılı "1418,74" ile manevi tazminat miktarı olarak yazılı "4.000" ibarelerinin çıkartılması ve yerlerine sırası ile "1.000,00" ve "9.000,00" ibarelerinin yazılması; aynı bendin devamı olmak üzere de "ayrıca 418,74-TL. maddi tazminatın da davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu suretle davalı aleyhine toplam 10.418,74 TL tazminata hükmedilmediğinin anlaşılması karşısında hükmedilen tazminat miktarının davalı açısından kesin olduğu görülmekle, davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/1733 Esas 2019/1188 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.