Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6784 E. 2023/372 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6784
Karar No
2023/372
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin, yokluğunda verilen kararın 20.12.2019 tarihinde, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ise; 15.01.2019 tarihinde tebliği üzerine 18.01.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yoluyla temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 29.11.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu madde imal ve ticareti suçundan 18.11.2009 ile 28.10.2010 tarihleri arasında tutuklu kaldığını ancak beraat ettiğini, tutuklanması sebebiyle işten çıkarıldığını, kalifiye işçi olduğunu belirterek 9.120,00 TL'si maddi kazanç kaybı, 1089,00 TL'si kıdem, 818,00 TL'si ihbar tazminatı, 6.300 TL'si cezaevinde yapılan harcamalar, 4.672 TL'si ceza davasında ödenen avukatlık ücreti olmak üzere toplam 21.999,00 TL maddi, süreçte yaşadığı sıkıntılar duyduğu üzüntü nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın 18.11.2009 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 13.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; aynı konuya ilişkin açılmış başka bir dava olup olmadığı, davanın süresinde olup olmadığı gibi hususların araştırılmasını talep etmiş, koruma tedbiri nedeniyle hak ihlali oluşturulmadığını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ceza davasında avukatlık ücretinin ve cezaevinde yapılan harcamaların tazminat davasına konu edilemeyeceğini belirterek oluşmayan tazminat koşulları nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2018 tarihli ve 2017/281 Esas, 2018/153 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/2644 Esas, 2018/3231 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2021 tarih, 2019/14876 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Davacı vekilinin temyiz sebepleri davacının kazancının asgari ücretten fazla olduğuna, kıdem ve ihbar tazminatının, cezaevinde yapılan harcamaların, ceza davasında ödenen avukatlık ücretinin de maddi tazminat kapsamına alınması gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ve vekalet ücretinin yanlış olduğuna yöneliktir

2.Davalı vekilinin temyiz sebepleri davacının tutukluluk öncesi herhangi bir işte çalışmadığından kaybı olmadığına, bu nedenle maddi tazminata yönelik talebinin reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ve vekalet ücretinin yanlış olduğuna yöneliktir.

III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tazminat davasının dayanağını oluşturan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/67-2017/148 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olmak ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından 18.11.2009-28.10.2010 tarihleri arasında tutuklu kalan davacının her ne kadar beraat ettiği dosyaya ilişkin olarak vekalet ücreti ödendiğini, bunun da tazminat hesabına dahil edilmesini istemiş ise de, vekalet ücretine ilişkin makbuzun 17.11.2017 tarihli olması nedeniyle beraat kararının kesinleşme tarihi olan 20.10.2017 tarihinden sonra düzenlendiğinden, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre maddi tazminat hesabında bu makbuzun dikkate alınamayacağını, yine Yargıtay kararlarından hareketle belirlenen esaslar çerçevesinde davacının cezaevinde kaldığı döneme ilişkin harcadığı giysi, yemek, sair ihtiyaçlar, şahsı ziyaret etmek için yakınlarının yapmış olduğu masraflar, tazminat hesabında dikkate alınamayacağından bu taleplerin hesaplamada dikkate alınmadığını belirterek, davacının SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) hizmet dökümüne göre son aldığı ücretin asgari ücret seviyesinde olduğundan, ayrıca davacı tarafından asgari ücretten daha fazla gelir elde ettiğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgi de sunulmadığından maddi tazminatın asgari ücret tarifesine göre hesaplanarak 6.676,09 TL maddi, davacının sosyal ekonomik durumu, beraat ettiği dosyadaki üzerine atılı suçun hukuki niteliği, tazminata konu işlemin gerçekleştiği tarihteki paranın satın alma gücü,tutuklulukta kaldığı süreler, hak ve nesafet ilkesi de nazara alınarak takdiren 17.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 18.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 12.000,00 TL ve vekalet ücretinin 2.241,13 TL şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/67-2017/148 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve üye olmak ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından 18.11.2009-28.10.2010 tarihleri arasında 344 gün tutuklu kaldığı, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve üye olmak suçundan hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan yapılan yargılama sonucunda beraatine hükmedildiği, hükmün 20.10.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklanma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK hükümlerine tabi olduğu, süresinde açıldığı ve kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak; 1.Dairemizin yerleşik uygulamaları kapsamında, kıdem ve ihbar tazminatı, cezaevinde yapılan harcamalar gibi kalemlerin gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden maddi tazminat hesabında göz önüne alınmamasında isabetsizlik görülmemiş, davacının SGK kayıtlarına göre tutuklandğı tarihte asgari ücretli olarak çalıştığının tespit edilmesi karşısında kazancının daha fazla olduğuna yönelik belge ibraz edemeyen davacının maddi kazanç kaybının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinden doğan avukatlık ücretinin serbest piyasa koşullarında belirlendiği, bu miktarın her vekalet ilişkisinde farklı belirlenebileceği, kaldı ki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen maktu vekalet ücretinin de ceza davası kapsamında ödenmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının tazminata esas ceza davası kapsamında ödediği avukatlık ücretinin maddi tazminat kapsamına alınmaması hukuka uygun bulunmuştur.

3.15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretinde isabetsizlik görülmemiştir. 4.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak; 1.Davacının tutuklandığı tarihte asgari ücretle çalıştığı tespit edildiğinden lehine hükmedilecek maddi tazminat miktarının tutuklandığı döneme ilişkin asgari ücret üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiştir.

2.15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretinde isabetsizlik görülmemiştir.

3.Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “6.561,88’’ TL yerine, davacının 345 tutuklu kaldığını kabulle hesap hatası yapılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde “6.676,09’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR Gerekçe bölümünde (A.4) ve (B.3) paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/2644 Esas, 2018/3231 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6784, K. 2023/372, T. 13.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6784-e-2023-372-k-d973c3c7e32c