Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6650 E. 2023/4785 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6650
Karar No
2023/4785
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/664 E., 2019/751 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçenin kendisine 22.05.2019 tarihinde tebliğinin ardından 23.05.2019 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 15.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 94 gün tutuklu kaldığını, soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davacının tutuklu kaldığı süre zarfında ailesinin kendisini ceza evinde ziyaretlerinden kaynaklanan yol, yemek masrafları için 500 TL, kendisinin ceza evinde yapmış olduğu masraflar için 1.000 TL, mesleğini yapamaması nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve döner sermaye ücreti için 275.500 TL ve soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan avukatına ödemiş olduğu vekalet ücreti için 30.000 TL olmak üzere toplam 307.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini " talep etmiştir. 2.Davalı vekili 22.06.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2019 tarihli ve 2018/211 Esas 2019/8 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/664 Esas 2019/751 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.09.2021 tarihli, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, doktor olan davacı için maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasının ve soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan avukatına ödemiş olduğu vekalet ücretinin maddi tazminata dahil edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ve davanın kısmen kabulü nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; davacının ailesinin tutuklu kaldığı kaldığı süre zarfında kendisini ceza evinde ziyaretlerine ilişkin masraflarının ve kendisinin ceza evinde yapmış olduğu masrafların koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminata konu olamayacakları, her ne kadar davacı soruşturma dosyasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş ve iş bu vekiline 30.000 TL avukatlık ücreti ödediğini ileri sürmüş ise de bu hususu serbest meslek makbuzu ve sair delillerle belgelendiremediği, bu nedenle davacının bu yöndeki maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda; davacının 05.09.2016 tarihinde açığa alındığı, 29.10.2016 tarihinde 675 sayılı KHK ile ihraç edildiği ve ihraç edildiği tarihte herhangi bir maaş, ek ödeme, nöbet ve icap parası alacağının kalmamış olduğunun bildirildiği, dolayısıyla maddi tazminatın davacının ihraç edildiği 29.10.016 tarihinden tahliye edildiği 14.02.2018 tarihine kadar geçen süre baz alınarak bu süreçte davacı herhangi bir işte çalışmıyor bulunduğundan asgari ücret üzerinden hesaplanacak maddi tazminat tutarının tespitine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, her ne kadar iş bu raporda davacının tahliye edildiği gün de dahil edilip 96 gün tutuklu kaldığı kabul edilerek maddi zararının 4.314,34 TL olduğu hesaplanmış ise de davacının tahliye edildiği günün tazminat hesabına dahil edilemeyeceği ve tutuklu kaldığı sürenin 95 gün olarak kabulü gerektiği, netice itibariyle bilirkişi tarafından yapılan hesaplama mahkememizce düzeltilerek davacı için 4.267,54 TL maddi, 4.750 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesi, davacı vekili tarafından tazminat kalemlerinin yasal faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmiş olmakla birlikte dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihine ilişkin bir talep bulunmadığından, hükmedilen tazminat kalemlerine dava tarihi olan 15.05.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, kovuşturma sonucuna uygun olarak tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine yönelik oluşan kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunda bulunan taraf vekillerinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/59278 Soruşturma 2018/7896 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 14.11.2016-14.02.2017 tarihleri arasında 92 gün tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 28.03.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1.Davacının...Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Başasistan unvanı ile çalışmakta iken 05.09.2016 tarihinde açığa alınıp, 29.10.2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı KHK ile meslekten ihraç edildikten sonra davacının 14.11.2016 tarihinde tutuklandığı, 14.02.2017 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmakla; davacının tutuklu kaldığı süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden maddi tazminatın hesaplama yapılmasında hukuku aykırılık görülmediğinden, davacının yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir. 2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma sırasında davacının baro tarafından atanan bir müdafii ile mi yoksa iradi bir vekil ile mi temsil edildiği araştırılarak, davacının iradi bir vekil ile temsil edildiğinin tespit edilmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti miktarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek davacının bu hususa ilişkin tazminat talebinin serbest meslek makbuzu ve sair delillerle belgelendirilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştır. B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1.Davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak “ 4.094,16” TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesi gerekirken hatalı hesaplama ile bu miktarın üstünde kalacak şekilde davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunduğu anlaşıldığından; davalının yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir. 3.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırılık görülmediğinden; davalının yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A-2), (A-3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (B-1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/664 Esas 2019/751 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6650, K. 2023/4785, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6650-e-2023-4785-k-61d2a4dbfa21