Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6371 E. 2023/2551 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6371
Karar No
2023/2551
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3456 E., 2019/298 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 02.04.2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 02.04.2019 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 12.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 22.09.2016-11.01.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının manevi zararlarının tazmini için 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 03.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini, dava konusu tazminata faiz yürütülmesi isteminin hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 3. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2018 tarihli ve 2018/179 Esas, 2018/295 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/3456 Esas, 2019/298 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2021 tarih, 2019/50366 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminatın davacının manevi zararlarını gidermekte yetersiz olduğuna ilişkindir. 2.Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde olmadığına, ancak dava tarihinden faiz uygulanabileceğine, hükmedilen tazminatın fazla olduğuna ve davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Mahkeme gerekçesinde "... davacının 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen ve silahlı terör örgütü FETÖ/PDY örgütü tarafından gerçekleştirildiği açık olan darbeye teşebbüs olayından sonra böylesine bir suçla suçlanan kişinin yakın çevresinde ve toplum içinde düştüğü zor durum ve sosyal baskı ile ruhsal acı dikkate alındığında böyle ağır bir suçlamayla gözaltına alınıp tutuklandığı ve sonradan beraat etmiş olması karşısında manevi tazminat talebi hakkında karar verilirken suçlamanın ağırlığı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler de dikkate alınarak 19.000 TL ye hükmedilmiştir. Dava dilekçesinde haksız tutuklama tarihinden itibaren faiz istenmiş olup Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2012/25258 E 2012/21440 K ve 2012/22694 e 2012/21434 K sayılı kararlarında da hükmedildiği üzere bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmiştir." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 10.000,00 TL şeklinde, vekalet ücreti ise; 1.200,00 TL şeklinde düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1150 soruşturma dosyası kapsamında silahlı terör örgütüne üye olmak ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçlarından 22.09.2016-11.01.2017 tarihleri arasında 111 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan dava sonunda Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/218-2018/312 sayılı sayılı kararıyla davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 11.12.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı anlaşılmıştır. A.Davacı vekilinin temyiz istemine yönelik; Davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. B.Davalı vekilinin temyiz istemine yönelik; 1.Davanın beraat kararının kesinleşmesinden sonra 3 ay içerisinde açıldığı anlaşıldığından davanın süresinde açılmadığına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Zararın doğduğu tarihin haksız işlem tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı hakkında hükmedilen maddi ve manevi tazmimata talep edildiği üzere gözaltı tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 3.Davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süreye göre hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 4.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/3456 Esas, 2019/298 Karar sayılı kararında davacı ve davalı vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6371, K. 2023/2551, T. 05.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6371-e-2023-2551-k-44f90a06227d