Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6150 E. 2025/840 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6150
- Karar No
- 2025/840
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/928 E. 2016/502 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Mahalli Cumhuriyet savcısının, 08.06.2016 tarihinde verilen hükme karşı 11.07.2016 tarihli temyiz talebinin süresinde olmadığı anlaşıldığı, Sanığın ise 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85//1, 62, 50/1-a, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl 6 ay süreyle ehliyetine el konulmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın temyiz sebepleri; Ceza miktarının fazla olduğuna ilişkindir. B.Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; hesap hatası yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.07.2015 günü saat 23.00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışı, 90 km/s hız sınırının olduğu, aydınlatmanın mevcut olmadığı, iki yönlü, eğimli ve virajlı yolda seyir halindeyken, karşı yön istikametine geçerek karşı yönden gelmekte olan ...'nın idaresindeki otomobil ile çarpışması neticesinde sanığın otomobilinde yolcu olarak bulunan 2015 doğumlu ...'ın öldüğü olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim edilen bilirkişi raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda; sanığın sevk ve idaresindeki otomobili ile iki yönlü virajlı ve eğimli olan yol bölümünde yolun geometrik özelliklerini dikkate alıp yola gereken dikkatini vererek kontrollü ve tedbirli bir şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli ve tam kusurlu kabul edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A.Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/06/2014 gün ve 2013/834 Esas, 2014/321 sayılı kararında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 08.06.2016 tarihinde verilen hükme karşı 11.07.2016 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, B.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden ise; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken TCK’nın 50/4. maddesi yönlendirmesi ile TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi gerekirken TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısı ve uygulama maddesi olan TCK'nın 52/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün 3.fıkrasının çıkarılarak yerine ''Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4.maddesi delaleti ile 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 910 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.