Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16506 E. 2025/6053 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16506
- Karar No
- 2025/6053
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/260 E., 2014/451 K. SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve iftira suçlarından da kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında bu suçlar yönünden mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık hakkında belirlenen 5 gün adli para cezasına önce 5237 sayılı TCK'nun 35. Maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim uygulanıp bulunan 3 tam gün adli para cezasının günlüğü 20 TL'den hesaplanarak sanığın 60 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, 5 gün adli para cezasının günlüğü 20 TL'den 100 TL adli para cezası olarak hesaplanmasının ardından 5237 sayılı TCK'nun 35. Maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim uygulanarak 75 TL adli para cezasına karar verilerek fazla adli para cezasına hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün A bölümünde adli para cezasına ilişkin 2. paragrafının tamamen çıkarılması 3. paragrafında bulunan 100,00 TL ibaresi yerine 5 gün, 4. paragrafında bulunan 75,00 TL ibaresi yerine 3 gün ibaresi ve sanığın şahsi ekonomik durumu nazara alınarak, TCK'nın 52/2 maddesince beher gününün takdiren 20 TL üzerinden hesaplanarak sanığın 60 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 10.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.