Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5721 E. 2025/8088 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5721
- Karar No
- 2025/8088
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/173 E., 2021/98 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık müdafii süre tutum dilekçesinde sanık aleyhine verilen kararın ve gerekçeli temyiz dilekçesinde ise mahkûmiyet kararının bozulmasını talep etmiş olup, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği gözetilerek, sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan mahkûmiyet kararı ile sınırlı olarak temyiz incelemesi yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan mahkûmiyet hükmünün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin 10.05.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 04.03.2020 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 43/1, 62... /1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; 2016 yılında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora ve mevcut delil durumuna göre sübutu kabul edilen suçu işlediğine dair delil bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi yerine bozma ilâmına uyularak sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; mağdur ...'nin ısrarlı ve tutarlı beyanlarına, mağdur tarafından dosyaya sunulan sahte ... hesapları ile ... üzerinden mağdura gönderilen mesajlara ilişkin belge örneklerine ve dosyada mevcut diğer delillere göre sanık ...'nin, mağdur ... tarafından aralarındaki arkadaşlık ilişkisinin sona erdirilmesine tepki olarak, mağdurun adını çağrıştıran sahte ... hesapları açıp, mağdurun kendi ... hesabında da mevcut olan poz vermiş şekilde çektirdiği bir fotoğrafını kapak resmi olarak kullandığı bu hesaplarda, mağdurun ev adresi ile cep telefonu numarasını paylaşarak, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu değişik zamanlarda mağdura karşı birden fazla işlediği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca zincirleme şekilde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Hükmün başında; suçun verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme yerine "Hukuka Aykırı Olarak Kişisel Verileri Kaydetmek" şeklinde yanlış yazılması, katılan vekilinin adı ve soyadı ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçuna ilişkin 28.07.2014 olan suç tarihinin yazılmaması hukuka aykırı bulunmuş ise de hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılıklara işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususların mahallinde düzeltilmesinin ve eklenmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir.
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükümden önce 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle yapılan değişikliğin dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de bu hususun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün olduğundan tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş ve eleştiri konusu yapılan bu husus bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.