Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5535 E. 2022/10150 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5535
- Karar No
- 2022/10150
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç :Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan ''Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Mahkemece basit yargılama usulünün uygulanmaması gerekçelerinin açıklanarak, genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanığın, idaresindeki araçla seyir halinde iken, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan kontrolde güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 1,93 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda, Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasına konu suçun kanun yolu denetiminden geçmeden kesinleştiği için ihbar olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, sanığın suç tarihinden (25.06.2013) önce işlenen TCK’nın 142/1-f kapsamında kalan elektrik hırsızlığı suçundan, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2008 tarih, 2007/63 esas ve 2007/138 sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f, 168, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası verildiği; Daha sonra 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı ve 02.07.2012 tarihli yasanın 82. maddesi ile TCK'nın 142/1-f bendinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanunun 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 163. maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmesi gerektiği, sanık hakkında uyarlama yargılaması yapılarak, sonucuna göre , 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hüküm gereğince, sanık hakkında verilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilemeyeceğinin değerlendirimesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.