Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4914 E. 2025/2382 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4914
Karar No
2025/2382
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3500 E. 2018/1798 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ile mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri; Kusur durumunun hatalı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, ceza miktarının fazla olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 07.07.2016 günü saat 02.10 sıralarında 1.32 promil alkollü olan sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal dışı, bölünmüş, aydınlatmanın mevcut olmadığı, 70 km/s hız sınırının bulunduğu, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybederek istikametine göre yolun sağında bulunan arıza şeridinin sağındaki stabilize alan üzerine park edilmiş olan çekicinin arkasına çarpması neticesinde sanığın aracında yolcu olarak bulunan 4 kişinin öldüğü olayda, hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda; sanığın idaresindeki aracı emniyetli ve güvenli şekilde kullanmaması ile alkollü vaziyette araç kullanması sebebiyle asli kusurlu olduğu, alkollü olduğunu bildikleri sanığın idaresindeki araçta yolculuk yapmaları sebebiyle ölenlerin ise tali kusurlu oldukları belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafii ile mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 4 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 4.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4914, K. 2025/2382, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-4914-e-2025-2382-k-59c7a6e54062