Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/23491 E. 2025/3280 K. – Çocuğun Nitelikl
Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23491
- Karar No
- 2025/3280
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/953 E., 2020/884 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 286/1 maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuğun eylemini tevil yollu ikrar ettiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Suça sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, 28.11.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 10.04.2021 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi olan ...'in kovuşturma evresinde alınan 07.05.2018 tarihli duruşma beyanında suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Suça sürüklenen Çocuk Müdafii ve Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii ve mağdure vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.