Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4794 E. 2025/4100 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4794
- Karar No
- 2025/4100
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/39 E., 2018/585 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığına, sanığın savunmasının talimat yoluyla alınmak suretiyle yüzyüzelik ilkesinin ihlal edildiği, sadece iddianameye dayalı ifadesinin alınması suretiyle yargılamanın aleniği ilkesinin ihlal edildiği, savunma hakkının kısıtlandığına, yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı olarak hüküm kurulduğuna, maktulün ölüm nedeninin kazadan kaynaklanmadığı, maktül hakkında doğal ölüm raporu veren doktor hakkında yapılan suç duyurusunun sonucunun beklenmesi gerektiğine, araç içinde toplam 8 kişi bulunduran maktule kusur izafe edilmesi gerektiğine, ... hakkında da dava açılması gerektiğine, kusur tespitine, usul ve yasaya uygun alkol muayenesi yapılmadığına, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 22:00 sıralarında, katılan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı otomobil ile Yozgat istikametinden Sorgun istikametine doğru meskun mahal dışında, gece vakti bölünmüş asfalt kaplama yolda yolun orta şerit kısmında seyir halinde bulunduğu esnada, olay mahalline geldiğinde aynı istikamette seyir halinde olan 1,81 promil alkollü vaziyette olan sanığın sevk ve idaresindeki . plaka sayılı aracı ile 18 metre fren izi bırakarak katılan sürücüye ait aracın arkasından çarpması sonucu, katılan sürücünün aracında yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü, aynı araç içerisinde bulunan katılan ...'ın vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde, katılanlar ..., ... ve araç sürücüsü ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; sanığın, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak sanıkta tespit edilen alkol miktarının aşırı yüksek olmaması, bilinçli taksir kabul edilebilecek başkaca tespit de bulunmadığından, mahkemenin 1/2 artırım uygulamasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Kısa kararda ve hüküm fıkrasında sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması yönünde karar verildiği halde, gerekçe kısmında sehven yazıldığı anlaşılan "Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri değerlendirilerek, takdiri indirim uygulanmak suretiyle sonuç ceza belirlenmiştir" ibaresinin mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Yozgat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.