Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/2300 E. 2025/5648 K. – İmar Kirliliğine

Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2300
Karar No
2025/5648
Karar Tarihi
Konu
İmar Kirliliğine Neden Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1233 E. , 2022/62 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; İşlenen suçun mağduru veya suçtan zarar göreni olmayan şikâyetçi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen düşme kararına yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükmün kaldırılmasına ve sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; dosya içerisinde bulunan mevcut delillerin değerlendirilmediğini ve bilirkişi raporuna itibar edilmediğini ileri sürerek sanık hakkındaki mâhkumiyet kararının bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun içeriği ve tüm dosya kapsamı karşısında Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yargılama konusu suç yönünden katılan Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesinin birinci fıkrası uyarınca atılı suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260. maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/2300, K. 2025/5648, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-2300-e-2025-5648-k-b86c1e5f6161