Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4615 E. 2022/10222 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4615
Karar No
2022/10222
Karar Tarihi

Mahkemesi :Ceza Dairesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 38.103,79 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Temyiz Edenler : Davalı vekili, davacı vekili Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; Tazminat talebinin dayanağı olan ... Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/155 Esas 2015/359 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, sayı ve nitelik bakımından vahi olan silah veya mermileri satın almak, taşımak, bulundurmak suçlarından 22.04.2009- 27.01.2014 tarihleri arasında 1741 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.11.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; Davacının 639.298,79 TL maddi, 6.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece maddi tazminat talebinin reddi ile 700.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine, davalı vekili ve davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılıp, İlk Derece Mahkemesinin hükmünün kaldırılarak, 38.706,76 TL maddi, 210.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "38.103,79" TL yerine, "38.706,76" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılıp, 38.103,79 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından tebliğnamedeki hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna dair bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine, davacı vekilinin hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş olup, davalı vekilinin temyiz sebepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 13.01.2021 tarihli, 2020/3158 Esas 2021/20 Karar sayılı "manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne" dair hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA; bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE; 19.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4615, K. 2022/10222, T. 19.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-4615-e-2022-10222-k-6ab4a62e6945