Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3969 E. 2025/2357 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3969
Karar No
2025/2357
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2440 E., 2017/2197 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62. ve 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kazanın gerçekleşme şeklinin hatalı tayin edildiğine, asıl şerit ihlalinin ölen sürücü tarafından yapıldığına, kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, savunma hakkının ihlal edildiğine, ölenin mirasçıları ve yaralananların şikayetçi olmadığı, ceza tayininde bu durumun dikkate alınması gerektiği, cezanın asgari hadden çok fazla uzaklaşılarak tayin edildiği, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı, paraya çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü saat 06.45 sıralarında sanık ...'ın idaresindeki otomobili ile meskun mahal dışında, 10.20 metre genişliğinde iki yönlü, asfalt kaplı, düz ve eğimsiz yolda Manavgat istikametine seyri sırasında, kendi istikametine bulunan sollama yasağına rağmen şeridini terk ederek karşıdan geliş istikametindeki araçların şeridini ihlal ederek aracının sol ön kısımları ile şeridinde seyir halinde olan ...'ün otomobilinin sol ön kısımları ile çarpıştığı, kaza neticesinde ... ile aracında yolcu olarak bulunan ...'ün vefat ettiği, iki kişinin nitelikli, dört kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda, ölenin mirasçılarının şikayetlerinden vazgeçtikleri, kazada yaralanan mağdurların da şikayetçi olmadığı, sanığın sollama yasağı olan yerde sollama yapıp şerit değiştirerek kazaya sebebiyet vermesi sebebiyle bilinçli taksir hükümleri uygulanarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak iki kişinin ölümüne, iki kişinin nitelikli, dört kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan bir miktar daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/3969, K. 2025/2357, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-3969-e-2025-2357-k-14693b96de36