Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2380 E. 2025/639 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2380
- Karar No
- 2025/639
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1922 E., 2021/343 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/791 Esas, 2015/823 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/791 Esas, 2015/823 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli ve 2018/3076 Esas, 2019/11122 Karar sayılı kararı ile "CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2019/1922 Esas, 2021/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62,50/1-a, 53/6 maddeleri uyarınca 21,200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; sabıkalı olduğundan bahisle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına karar verildiği, ancak herhangi bir sabıkasının olmadığına, ehliyetinin 1 yıl süre ile geri alınmasının mağduriyetine yol açacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece bozma öncesi yapılan yargılama, toplanan deliller, iddia, sanık savunması, katılan beyanı, değişik zamanlarda alınan bilirkişi raporları, hazırlıkta tutulan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın 01.09.2014 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Efeler ilçesi, Efeler Mahallesi, Mevlana Caddesi Batı ... kavşağında dönüş kuralına uymaması neticesinde arkasından aynı yöne gitmekte olan ...'in kullanımındaki tescilsiz motosiklete çarpmak suretiyle kaza yaptığı, kaza neticesinde motosiklet sürücüsünün hayatını kaybettiği, kaza ile ilgili tanzim edilen kaza tespit tutanağında sanığın tam kusurlu sayıldığı anlaşılmış, mahallinde yapılan keşif sonrasında sunulan raporda meydana gelen kazada sanık ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu, motosiklet sürücüsü ...'ın ise herhangi bir kusurunun olmayacağı yönünde rapor sunmuş olduğu anlaşılmış, sanık müdafii tarafından yapılan itiraz dikkate alınarak dosya kül halinde kusur durumunun tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, yapılan incelemede sanık ...'in meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, ... sürücü ...'ın ise sürücü belgesiz ve kasksız vaziyette seyir sırasında olay yeri olan kavşağa hızını azaltarak müteyakkız şekilde yaklaşmamış olup seyir yoluna doğrultu değiştiren kamyona etkin şekilde frene başvurmayarak gerekli biçimde önlem almadan çarpması ile meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu kanaatine varılmış, sunulan Adli Tıp Kurumu raporunun inceleme, içerik değerlendirme ve sonuç açısından hüküm vermeye yeterli bir rapor olduğu dikkate alınarak hükme esas alınmış, sanığın sabit görülen suçu nedeni ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık müdafinin temyiz talebi üzerine Dairemizin 27.11.2019 tarihli ve 2018/3076 Esas, 2019/11122 Karar sayılı kararı ile "CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas - 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; sanığın 01.09.2014 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Efeler ilçesi, Efeler Mahallesi, Mevlana Caddesi Batı ... kavşağında dönüş kuralına uymaması neticesinde arkasından aynı yöne gitmekte olan müteveffanın kullanımındaki tescilsiz motosiklete çarpmak suretiyle kaza yaptığı, kaza neticesinde motosiklet sürücüsünün hayatını kaybettiği, kaza ile ilgili tanzim edilen kaza tespit tutanağında sanığın tam kusurlu sayıldığı anlaşılmış, mahallinde yapılan keşif sonrasında sunulan raporda meydana gelen kazada sanık ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu, ... ...'ın ise herhangi bir kusurunun olmayacağı yönünde rapor sunmuş olduğu anlaşılmış, sanık müdafii tarafından yapılan itiraz dikkate alınarak dosya kül halinde kusur durumunun tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, yapılan incelemede sanık ...'in meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ...'ın ise sürücü belgesiz ve kasksız vaziyette seyir sırasında olay yeri olan kavşağa hızını azaltarak müteyakkız şekilde yaklaşmamış olup seyir yoluna doğrultu değiştiren kamyona etkin şekilde frene başvurmayarak gerekli biçimde önlem almadan çarpması ile meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu kanaatine varılmış, sunulan Adli Tıp Kurumu raporunun inceleme, içerik değerlendirme ve sonuç açısından hüküm vermeye yeterli bir rapor olduğu dikkate alınarak hükme esas alınmış, sanığın sabit görülen suçu nedeni ile cezalandırılmasına karar verilerek, sanığın kusur durumu dikkate alınarak sanık hakkında takdir edilen ceza miktarı yönünden asgari sınırdan uzaklaşılmasına karar verilmiş ve sanık hakkında neticeten 21.200,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sabıkası bulunmayan sanık hakkında sabıkalı olduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamış ise de, sanığın almış olduğu ceza miktarı dikkate alındığında CMK'nın 231/5. fıkrasının uygulanma koşulları bulunmadığı ve bu nedenle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca, dosya kapsamında sanığın sürücü belgesi bilgilerinin incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında E ve A2 sürücü belgesinin bulunduğu, sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki kamyon ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle A2 sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi, 2-Sanık hakkında verilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin eksik gösterilmesi suretyile 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 4. fıkrasının çıkartılarak yerine “Sanığa verilen 2 yıl 11 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 5237 sayılı TCK'nın 50/4 delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince 1060 gün adli para cezasına çevrilmesine; 5237 sayılı TCK'nın 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 21.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi ve 9. paragrafının “E sınıfı” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde karar verildi.