Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1262 E. 2024/8158 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/1262
- Karar No
- 2024/8158
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; eksik incelemeye,fazla cezaya işkindir. Katılan vekilinin temyiz istemi; yetersiz cezaya ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile yanında yolcu olarak bulunan maktul ile birlikte Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerinde Sincan istikametine doğru seyir halindeyken Keşifler Cadde kavşağına yaklaştığı sırada önünde seyretmekte sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonete arkadan çarpması sonucu sanığın aracındaki yolcu ...'ün öldüğü olayda, kaza tespit tutanağı ve trafik bilirkişi raporuna göre arkadan çarpmak suretiyle tam kusurlu olduğu anlaşılan sanığın TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Oluşa ve dosya kapsamına göre tam kusurlu olarak olaya sebebiyet veren sanık sakkında, neticenin ağırlığı dikkate alınarak, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde asgari hadden daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiği gözetilmeyerek, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde ceza tayini, 2-TCK'nun 50/4 ve 50/1-a maddesine göre, taksirli suçlarda verilen hapis cezasının bilinçli taksir halleri hariç olmak üzere uzun süreli de olsa adli para cezasına çevrilmesi mümkün olduğu, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının "suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre" paraya çevrilip çevrilmeyeceğinin belirlenmesi gerektiği, sanığın incelenen adli sicil belgesine göre sabıkasız olup duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişilik özelliğinin bulunmadığı gözetilmeden "Verilen ceza miktarı nazara alınarak sanık hakkında TCK 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde yasaya aykırı gerekçe ile sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.