Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1220 E. 2025/2459 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/1220
- Karar No
- 2025/2459
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düşme,Mahkumiyet Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafi,katılanlar vekilleri ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, ... Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde, Ad geçen kurumun suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından 5237 sayılı TCK'nın 85 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçu yönünden, kamu davasına katılma hakkının ve bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmıştır. Katılan ... Karabay vekili, sanık ... müdafinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteklerine yönelik yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, açılan kamu davasının şikayet yokluğu sebebi ile TCK'nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine, sanık ...'in 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1a, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 10900 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın doktorluk mesleğini yapmasının 545 süre ile yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz istemi; kusura ve eksik incelemeye ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; bilinçli taksir koşulları oluşmasına rağmen uygulanmadığına ilişkindir. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi; az ceza verildiğine ilişkindir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ...'ın savunması ve savunmayı doğrular nitelikteki iki ayrı çelişkili epikriz raporu ve bu epikriz raporlarını düzenleyen doktor ... tarafından ölüme neden olduğu kabul edilen kompresin muhafaza edilmeksizin ikinci epikriz raporuna yansıtılmış olması suçun sanık ... tarafından işlendiği hususunda şüphe oluşturmaktadır. Söz konusu kompresin mahkumiyet hükmü kurulan ... tarafından yapılan sezeryan sırasında hastanın vücudunda unutulduğu kesin olarak saptanmadığından, mevcut şüphenin sanıklar lehine yorumlanarak beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de; taksirle ölüme neden olma suçunun kovuşturması şikayete bağlı suçlardan olmamasına rağmen sanık ... hakkında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, 08/12/2009 tarihinde 23 yaşındaki gebe ... doğum yapmak üzere Uşak Devlet Hastanesine başvurmuş sanık doktor ...'in yaptığı ve hemşire ...'in iştirak ettiği ameliyat sonucunda sezeryanla sağlıklı bebek çocuk doğurtulduğu, 15/12/2009 tarihinde taburcu edildiği, ağrılarının ve rahatsızlığının geçmemesi nedeniyle taburcu edildikten sonra tekrar hastaneye geldiği, 22/03/2010 tarihinde genel cerrahi uzmanı Doktor ... tarafından yeniden ameliyata alınmış, ameliyatta batından yabancı cisim (gaz kompres) çıkarıldığı, tüm tedavilere rağmen sağlık durumu düzelmeyen hastanın 19/04/2010 tarihinde vefat ettiği olayda; İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 08/06/2011 tarih ve 1742 sayılı raporunda: 08.12.2009 tarihinde sezeryana alındığı, postop 2. gün ishali olduğu, batın grafisinde hava-sıvı seviyesi izlendiği, enterit düşünüldüğü, antibiyotik tedavisi sonrası 15.12.2009'da taburcu edildiği, 17.12.2009 'da ameliyatı yapan hekimin hastayı gördüğü, batın tomografisi istediği, aynı tarihte ayrıca özel bir hastaneye başvurduğu, akut gastoenterit denildiği, 20.02.2010'da genel cerrahi polikliniğinde görüldüğü, 15.03.2010 da genel cerrahi polikliniğinde değerlendirildiği, tomografisi istendiği, pelvik abse ön tanısı ile yatırıldığı, 22.03.2009'da batından yabancı cisim (gaz kompres) çıkarıldığı, takiplerde fistül geliştiği sevk edildiği hastanede takip ve tedavisi sürerken 19.04.2010 da öldüğü bildirilen ... kızı 1987 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan verilen birlikte değerlendirildiğinde; "1-Otopsi ve tıbbi belgelere göre kişinin ölümünün sezeryan ameliyatı sırasında gaz kompres unutulmasına bağlı ortaya çıkan pelvik abse ve gelişen komplikasyonlardan (barsak fistülü, barsak perforasyonu, ARDS, sepsis) ileri geldiği, 2-Yapılan operasyonlarda kullanılan malzemenin sayımının öncelikle ameliyat hemşiresi tarafından yapılıp kayda alınması, ameliyat bitiminde operasyonu yapan hekim ve ameliyat hemşiresi tarafından tutanağının imzalanması gerektiği, operasyon bölgesinde gazlı bez unutulması olayından gazlı bez sayımını yapmayan hemşire ...'in uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, Op. Dr. ...'in ise ameliyat sahasını kapatmadan önce yeterli kontrolü yapmamasının bir eksiklik olduğu oy birliği ile mütalaa olunduğu, yine Adli Tıp Kurumu Başkanliği 1. İhtisas Kurulunun 08/04/2015 tarih ve 1501 karar nolu ve 25/11/2015 tarih ve 4918 karar No’lu raporlarında: Op.Dr. ... tarafından kişiye sezeryan kararı verilerek ameliyata alınması uygun olduğu, sezeryan ameliyatı sonunda batın kapatılmadan önce kanama kontrolü yapılması ve ameliyat sırasında kullanılan malzeme ve gazlı bez sayımının yapılarak kapatılması gerektiği, her ne kadar bu sayımın yapıldığı belirtilse de hastanın klinik seyri, çekilen tomografiler ve yapılan ikinci ameliyatta gaz kompresyon çıkarıldığı dikkate alındığında, gaz kompres sayımının dikkatli yapılmadığı bu nedenle malzeme sayımından sorumlu hemşire ...’in uygulaması tıp kurallarına uygun olmadığı, her ne kadar Op.Dr. ...’e gazlı bez ve malzeme sayımı tam olarak yapıldığı bildirilmekle birlikte; ameliyat sahasını kapatmadan önce yeterli kontrolü yapmamasının eksiklik olduğu, bu nedenle Op.Dr....’in uygulamasının tıp kurallarına uygun olmadığı cihetle hemşire ... ve Op.Dr....’in kusurlu olduğu sorulduğu üzere, her birinin kusur oranının ayrı ayrı 2/8 (sekizde iki) düzeyinde olduğu oy birliği ile mütala olunduğu anlaşılmış olup; sanık ... hakkında şikayet yokluğu nedeni ile düşme kararı verildiği, sanık ...'in ise TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A-... vekilinin temyiz isteği yönünden; Taksirle öldürme suçu yönünden Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, B- Katılan ... Vekilinin, Mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafinin temyiz istemleri yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık ... müdafinin, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Taksirle öldürme suçunun takibi şikayete bağlı suçlardan olmadığı gözetilmeksizin sanık ... hakkında şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi, 2-Sanık ... hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, temel cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca yapılan indirim neticesi bulunan hapis cezası miktarının günlüğü 20,00 TL den adli para cezasına çevrilmesi esnasında hesaplama hatası yapılarak 18.200,00 TL yerine 10.900,00 TL adli para cezası hesaplanmak suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Uşak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.