Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10831 E. 2023/5328 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10831
- Karar No
- 2023/5328
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4779 E., 2019/2897 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 07.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.12.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 16.12.2016 tarihinde tutuklanarak 17.07.2017 tarihinde yurt dışına çıkış yasağı ve imza atmak sureti ile adli kontrol tedbiri ile salıverildiği, müvekkilinin bu tarihten 07.03.2018 tarihine kadar adli kontrol tedbiri altında kaldığını, Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2018 tarih ve 2017/143 Esas, 2018/105 Karar sayılı ilamı ile beraatine kararı verildiğini, davacı müvekkilin 8 aydan fazla haksız bir şekilde tutuklu kaldığını, müvekkilinin tutuklamadan dolayı kendi çevresinde, iş arkadaşları ve akrabaları arasında tutuklamadan dolayı büyük sıkıntı yaşadığını ve beraat edene kadar kendisine hep olumsuz tavır alındığını, kendisine suçlu muamelesi yapıldığını, büyük ruhsal çöküntü içine girdiğini ve eziyet çektiğini, çevresinde sahip olduğu itibarının ve imajının kötü yönde zedelendiğini, müvekillinin tutuklu kaldığı sürede büyük maddi kayba uğradığını, ailesine bakmakla yükümlü olduğunu, müvekkilin serbest meslekte çalışmakta olduğunu tutuklanmadan önce 2500 TL gelir elde etmekte olduğunu bu nedenlerle 70.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminata hükmedilmesini ve AAÜT gereğince maktu vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 22.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini, belirtilen zararın oluşması mümkün olmadığını tazminat isteminin haksız olduğunu, belirtmiştir. 3. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2019/198 Esas, 2019/234 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/4779 Esas, 2019/2897 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli ve 2021/151486 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davacı hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını ancak bu tedbir nedeniyle tazminata hükmedilmediğini, Anayasa Mahkemesinin de buna ilişkin kararının bulunduğunu, hükmedilen tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin az olduğunu, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacı ...'ın Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2018 tarih ve 2017/243 Esas 2018/105 Karar sayılı dava dosyasında gözaltında ve tutuklukta kaldığı günler ile ilgili olarak Av. ...'ın açtığı tazminat davasının yasal süre içerisinde olmak üzere 07.05.2018 tarihinde açıldığı, süre yönünden ve husumet yönünden davanın kabul edilebilir olduğu, davacının tazminata esas gün sayısının 228 gün olduğu, mahkememizin 24.11.2017 tarih ve 2009/410 Esas, 2012/464 Karar sayılı hükümlü ...'ın tutuklukta geçirdiği 16.12.2016-17.07.2017 tarihleri arasındaki sürenin mahkememizin 2009/410 Esas 2012/464 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetinden esas olacak şekilde mahsubuna karar verildiği, Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/5781 dosya numarasında mevcut davacının müddetnamesi incelendiğinde davacının 16.12.2016-17.07.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı 213 günlük sürenin 119 gününün kullanılarak mahsup edildiği anlaşılmıştır. Davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği hususunun maddi delil ve belgeler ile ispat edilemediği anlaşılmakla, 16 yaşından büyükler için net asgari ücret üzerinden resen ve basit hesaplama doğrultusunda hesap yapılmıştır. Yapılan hesaplama ile; davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı ve mahsup ettiği günler dışındaki kısma gelen 109 gün karşılığı ve mahsup ettiği 119 gün karşılığı 5.101,20-TL gerçek zarar, 200-TL sembolik bir miktara denk gelecek şekilde olmak üzere toplam 5.301,20TL maddi kazanç kaybının tespit edildiği, haksız gözaltı ve tutuklama sebebiyle uğradığı, mahsup ettiği günler dışındaki kısma gelen 109 gün karşılığı ve mahsup ettiği 119 gün karşılığı sembolik bir miktara denk gelecek şekilde manevi zararın ise; Yargıtay içtihatlarında kabul gördüğü oranlar dikkate alınarak; gözaltında ve tutuklulukta geçen süre, davacının ekonomik ve sosyal durumu, manevi tazminatın zenginleşmeye sebebiyet vermemesi, dava konusu suçun niteliği bir arada değerlendirilerek 7.000,00-TL gerçek zarar, 300-TL sembolik bir miktara denk gelecek şekilde toplamda 7.300,00-TL olduğunun mahkememizce takdir ve tespiti ile, davacının haksız tutuklamadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş hükmolunan tazminatlara taleple bağlı kalınarak gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/143 E., 2018/105 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.12.2016 - 17.07.2017 tarihleri arasında 228 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin bir kısmının Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/410 Esas, 2012/464 Karar sayılı ceza dava dosyasındaki hükümlülüğünden mahsubuna karar verildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A.Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; 1.Haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması amacıyla, tutuklu kalınan sürenin 119 günlük kısmının Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/410 Esas, 2012/464 Karar sayılı ceza dava dosyasındaki hükümlülüğünden mahsup edildiği anlaşılmakla takdir edilen maddi tazminat miktarlarının eksik olmadığı görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek haller 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tahdidi olarak sayılmış olup adli kontrol tedbirinin bunlar arasında sayılmadığı, dolayısıyla davacının adli kontrol altına alınması sebebiyle tazminata hükmedilemeyeceği anlaşıldığından davacının yalnızca gözaltı ve tutuklama süresine ilişkin kazaç kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve hesaplanan miktarda isabetsizlik görülmemiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, bu aralıktan az hesaplanan nisbî avukatlık ücreti yerine sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücrete hükmolunmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A-4) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/4779 Esas, 2019/2897 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.12.2023 tarihinde karar verildi.