Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10716 E. 2025/4681 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10716
Karar No
2025/4681
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5668 E. 2020/1516 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 01/07/2019 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacının haksız tutuklama ve el koyma nedeniyle mahkemece belirlenecek maddi zarar ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı ve gerekçesiz olduğuna, hakkında verilen kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı halde tutukluğu devam ettiğine ve tutukluluk süresinin makul olmadığına, arama-el koyma, tutuklama ve tutululuk devam kararlarının keyfi uygulandığına, davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/281 Esas - 2018/111 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2016 tarih ve 2016/6435 sayılı iddianamesiyle TCK'nın 314/2 maddesi gereği silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 28/09/2017 tarih ve 2017/5213 sayılı iddianamesiyle ise TCK'nın 314/1 maddesi gereği silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan birleştirme talepli kamu davası açıldığı, davacının 02/05/2017 tarihinde tutuklandığı ve yapılan yargılama neticesinde Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/281 Esas 2018/111 Karar ve 19/03/2018 tarihli kararıyla davacı hakkında, TCK'nın 314/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına ve tutuklunun halinin devamına karar verildiği, davacı hakkında verilen kararın henüz kesinleşmediği ve istinaf aşamasında olduğu, 02/05/2017 tarihinde tutuklandığı ve ilk derece mahkemesinin 19/03/2018 tarihinde mahkumiyet hükmü verdiği, 5271 sayılı CMK'nın 102/2 maddesine göre Ağır Ceza Mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresinin iki yılı geçemeyeceği hükmü karşısında davacının makul sürede yargılanıp hakkında hüküm verildiği anlaşıldığından, makul süreyi aşan tutukluluk süresi bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasına ilişkin olarak davacının 02/05/2017 tarihinde tutuklandığı, yapılan yargılama neticesinde 19/03/2018 tarihinde Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/281 Esas 2018/111 Karar sayılı kararı ile 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve hükmen tutukluluğuna karar verildiği, hükmün halen kesinleşmediği,Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan inceleme de, davacının 21/02/2022 tarihinde tahliye edildiği, bu suretle davacının 4 yıl 9 ay 19 gün tutuklu kaldığı anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,dosya içerisinde bulunan evrakların incelenmesinde; somut olayda davacıya atfedilen suçun ciddi ve ağır olduğu, atılı suça ilişkin delillerin sayısı ve niteliği, sanığın üzerine atılı eylemlerin niteliğinden hareketle dosyanın karmaşıklık düzeyi dikkate alındığında, davacının da tutukluluk halinin yine CMK'nın 102/2. maddesinde belirtilen tutukluluk süresini aşmadan sona erdirildiği, davacının makul sürede yargılama mercii önüne çıkarıldığı makul süre içinde hüküm verildiği, tutukluluk ve kovuşturma sürelerinin makul olduğu, makul süreyi aşan tutukluluk süresi bulunmadığının, davacı hakkında terör örgütü üyeliğinden mahkumiyet hükmü kurulduğu ve hükmün henüz kesinleşmediğinin mahkemece saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nazilli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10716, K. 2025/4681, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10716-e-2025-4681-k-4511fd97f45a