Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10599 E. 2025/3510 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10599
- Karar No
- 2025/3510
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1033 E., 2020/1000 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacının gözaltında kaldığı süre zarfında kamu görevlisi olduğu, görevinden uzaklaştırılmış olduğu döneme ilişkin ve ihraç edildiği döneme ilişkin tüm eksik maaşların davacıya ödendiği, hukuki yardımına başvurduğu avukatına vekalet sözleşmesi kapsamında yaptığı ödeme bakımından ise beraat kararı ile birlikte hakkında maktu vekalet ücretinin ödenmesine karar verildiği ve dosyaya da karar tarihinden önce düzenlenmiş ve davacı hakkında hükmedilen bu miktarı aşan bir ödeme yapıldığına dair serbest meslek makbuzunun sunulmamış olduğundan bahisle maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ceza davasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/22 Esas ve 2018/263 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.08.2016-09.08.2016 tarihleri arasında 7 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 17.05.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, manevi tazminat yönünden kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Davacı hakkındaki gözaltı giriş ve çıkış evraklarının, Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti ilgili ceza mahkemesinden temin edilip dosya içine alınarak bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği, İlk derece mahkemesince ise davacının bu yöndeki talebinin dosyaya karar tarihinden önce düzenlenmiş ve davacı hakkında hükmedilen bu miktarı aşan bir ödeme yapıldığına dair serbest meslek makbuzunun sunulmamış olduğu şeklindeki gerekçe ile reddedilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan ve bu yöndeki talebin hüküm fıkrasının maddi tazminata ilişkin (1) nolu bendinde karşılanması gerekirken, (3) nolu bendi ile ayrıca ele alınmış olması sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.