Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10574 E. 2025/3539 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10574
- Karar No
- 2025/3539
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2027 E., 2020/1222 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Kanunun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1.a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve el koyma nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 780,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine manevi tazminatın 1200,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kararın kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, el konulan dijital eşyalar nedeniyle zarara uğradığına, yine bilirkişi listesinden çıkarılması ve ihalenin feshedilmesinin de maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 201728070 soruşturma sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 29.10.2016-10.11.2016 tarihleri araasında 12 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının gözaltında kaldığı süre için maaşından herhangi bir kesinti yapılmadığı, bilirkişi listesinden çıkarılması ve ihalenin iptal edilmesinin muhtemel zarar kapsamında olup koruma tedbirleri nedeniyle tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, ayrıca el konulan bilgisayar ve cep telefonunun kaybolması veya iade edilmemesinin söz konusu olmadığı, takipsizlik kararı verilmesi nedeniyle bunları geri almasının mümkün olduğu, bu nedenle maddi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının sosyal ve ekonomik durumu,, üzerine atılı suçun niteliği dikkate alınarak makul bir miktarın manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirtilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 780,00 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 1.200,00 TL olarak düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE;
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Cumhuriyet Savcılığınca yapılan soruşturmanın; TCK'nın 128 maddesinde sayılan suçlardan olması ve 668 sayılı KHK ile yapılan değişiklik dikkate alındığında CMK 148/1-j maddesinde mal varlığı değerlerlerine koşulları oluşmadığı halde bir el koyma unsurunun bulunmadığı anlaşıldığından mahkemenin davacı vekilinin bu yöndeki talebi reddetmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, manevi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazmimat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.