Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10579 E. 2025/2961 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10579
- Karar No
- 2025/2961
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/27 E., 2020/1616 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 57.800,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminatı talebinin ise kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine; manevi tazminat miktarının 40.000,00 TL ve vekalet ücretinin 4.300,00 TL'ye yükseltilmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen miktarın yüksek olduğuna, faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/200 Esas, 2018/107 Karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.12.2016-29.12.2017 tarihleri arasında 377 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 25.05.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının göreve iade edilmesi nedeniyle anılan dönemdeki özlük haklarının kendisine ödendiği anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, sosyal ve ekonomik durumu, uğranılan mağduriyet ve hakkaniyet ilkeleri ve davacının isnat edilen suç işlediğine dair yapılan yargılama sonucunda verilmiş beraat kararı içeriği, tutuklu kaldığı süre, yaşadığı elem ve ızdırap duygusunun bir nebze olsun köreltilmesi hususları dikkate alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında, davacının tutuklulukta geçirdiği sürelerin infaz görüp görmediğinin ilgili cezaevi müdürlüğünden sorularak sonucuna göre tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, 3.Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, hükmedilecek tazminat için dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmesine rağmen, mahkemece manevi tazminat miktarına gözaltı tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi, 4.Davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan nisbi vekalet ücretinin 4.750,00 TL olduğu gözetilmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesince 4.300,00 TL olarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.