Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10567 E. 2025/3306 K. – Hukuki İlişkiyi

Konu: Hukuki İlişkiyi İlgilendirmesi Nedeniyle Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10567
Karar No
2025/3306
Karar Tarihi
Konu
Hukuki İlişkiyi İlgilendirmesi Nedeniyle Tazminat

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/560 E., 2020/1873 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve adli kontrol nedeniyle 6.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine manevi tazminatın 500,00 TL'ye yükseltilmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/40693 soruşturma, 2018/45373 sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 26.07.2016-27.07.2017 tarihinde gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 27.09.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 23.10.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, adli kontrol tedbirleri nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların CMK 141. Maddesi uyarınca tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, vekalet ücretine ilişkin ve belgelendiremediği talebinin vekil müvekkil arasındaki hukuki ilişkiyi ilgilendirmesi nedeniyle tazminat davasına konu edilemeyeceği, ayrıca mesleğinden ihraç edilmeden önce gözaltına alınması nedeniyle gelir kaybı olmadığı, dolayısıyla maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, gözaltında kaçırdığı süre ve bu sürenin şahıs üzerindeki etkisi ve tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar ele geçecek parasal değer de gözetilip zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı vekilinin 02.10.2020 tarihli temyiz dilekçesinde, davacının haksız olarak gözaltına alındığını ve sonrasında beraat ettiğini belirterek mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle temyiz ettiğini bildirdiği ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verdiği görülmekte Tebliğnamedeki ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, manevi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10567, K. 2025/3306, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10567-e-2025-3306-k-40e68415e069