Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10218 E. 2025/2628 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10218
Karar No
2025/2628
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/ 5367 E., 2020/ 1318 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 350.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 9.966,14 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna, davacının maddi kaybının maaşına eklenecek yan ödemeler de ilave edilerek hesaplanması gerektiğine, dayanak dosya için ödenen 15.500 TL vekalet ücretinin, cezaevi harcamalarının maddi tazminata eklenmesi gerektiğine, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığına ve saire ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/ 44405 soruşturma, 2017/53215 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma 16.08.2016- 27.02.2017 tarihleri arasında 195 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kyok kararının 08.02.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kyok kararının davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı-tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; ''Dosya kapsamına göre; davacının 06/01/2017 tarihinde görevinden ihraç edildiği ve ihraç öncesi maaş kaybına yönelik maddi tazminat taleplerinin idari yargının grevinde olduğundan, davacının 06/01/2017 ihraç tarihinden tahliye tarihi olan 28/02/2017 tarihleri için asgari ücret üzerinden yapılan maddi tazminat hesabına göre 2.480,51 TL ile soruşturma aşamasında kendisini müdafi ile temsil ettirmesi nedeniyle maktu vekalet ücreti olan 600 TL olmak üzere toplam 3.080,51 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminatın fazla olduğu, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı'' gerekçeleri ile maddi tazminatın "3.080,51 tl" olarak, manevi tazminatın "20.000 tl" olarak, vekalet ücretine "2.769,60 tl" olarak değiştirilmesi suretiyl istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamede tazminat miktarlarının değiştirilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde davacının görevine iade edildiği hususunun belirtilmiş olması karşısında, , davacının görevine iade edilip edilmediğinin araştırılarak iade edilmesi halinde maddi kazanç kaybı olmadığından sadece soruşturma evresinde yürütülen işler için ödenen maktu vekalet ücretinin maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiği, Mahkemenin kabulüne göre ise; 06.01.2017 tarihinde kamu görevinden çıkarılan davacının son maaşını Aralık 2016'da aldığı, son maaşının 15.12.2016- 15.01.2017 arasındaki süreleri kapsadığı, davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 15.01.2017 ile tahliye tarihi olan 27.02.2017 arasındaki süre için asgari ücret üzerinden hesaplanan 2073,74 TL ile soruşturma aşamasında kendisini müdafi ile temsil ettirmesi nedeniyle maktu vekalet ücreti olan 600 TL olmak üzere toplam 2673,74 TL olarak yapılması gerektiği gözetilmeden davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10218, K. 2025/2628, T. 11.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10218-e-2025-2628-k-0d1a459328f4