Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10170 E. 2025/2888 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10170
- Karar No
- 2025/2888
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/363 E., 2020/1096 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 167.283,71 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.617,00 TL maddi tazminatın ve 4.000,00 TL manevi tazminatın talep doğrultusunda dava tarihi olan 16.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın 3.621,26 TL'ye, manevi tazminatın 7.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde kendisine ait otelini kiraya verememesi nedeniyle uğramış olduğu maddi kaybının maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının davacının ve ailesinin yaşadığı üzüntü karşısında az olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/161 Esas – 2019/200 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.10.2016-19.01.2017 tarihleri arasında 83 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.06.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, maddi tazminat miktarının 3.621,26 TL'ye, manevi tazminat miktarının 7.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası ile Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;
Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; ... 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ... ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Maddenin 2. fıkrasında; Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler bu maddenin kapsamı dışında tutulmuştur. 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı ile 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır. Yukarıda açıklanan düzenleme dikkate alındığında, davacı vekilinin yokluğunda verilen ve 20.04.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 28.05.2020 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki süre yönünden temyiz isteminin reddi istenen görüşe iştirak edilmemiştir.
Maddi tazminatın, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘3.585,11’ TL yerine, ‘3.621,26’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.03.2025 tarihinde karar verildi.