Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5619 E. 2023/5989 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/5619
- Karar No
- 2023/5989
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/68 E. 2016/9 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : 1- Sanık ... hakkında mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 28/01/2016 tarihli ve 2014/68 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararı ile; A)Sanık ... hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 45.600,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, B)Sanık ... Başöz hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, "...üzerine atılı suçun işlenmesinde kast veya taksirinin bulunmadığı" gerekçesine dayanılarak beraatine, Karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09/10/2020 tarihli ve 2016/131869 sayılı, her iki hükme yönelik onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz sebebi, 1-Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2-Diğer sebeplere , İlişkindir. Katılan vekilinin temyiz sebebi, 1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebebi olarak, olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunduğuna ve sanık hakkında eksik ceza uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 2-Sanık ... Başöz hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebebi olarak, denetim görevini ihmal eden sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan hakkında mahkumiyet kararı yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 3-Diğer sebeplere, İlişkindir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi, sanık ... Başöz'ün yetkili kişi sıfatından ötürü olayda kusuru bulunduğundan bahisle üzerine atılı taksirle öldürme suçundan hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü "Olay günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Atkaracalar ilçesi istikametinden Kurşunlu ilçesi istikametine seyir halinde iken D-100 Karayolu 51+600 (Dağtarla Mevkii) geldiği sırada bölünmüş yolda doldurulmuş orta refüj su kanalından Atkaracalar istikametindeki yola dubaların arasındaki 15 metre genişlikten geçmek istediği sırada aracının sol yan kısımları ile aynı istikametten gelip Kurşunlu istikametine seyir halindeki sürücülüğünü ...'nun yapmış olduğu ... plaka sayılı çekici ve ona bağlı yarı römorku ile seyir ederken çekicinin sağ ön köşe kısımlarına çarpması ve her iki aracın karşıdan gelen araçların kullandığı yol bölümüne savrularak otomobilin yolun dışında, çekicinin ise yolun kısmen içinde durması sonucu meydana gelen çift taraflı ölümlü-yaralanmalı trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ... ile araç içerisinde bulunan ...'nın öldüğü yine aynı araç içerisinde bulunan ...'nın ağır yaralandığı " ve sanıklardan ...'ın yolun yapımından sorumlu yüklenici firmanın şantiye şefi olduğu ile sanık ... Başöz'ün yolun yapımında danışmanlık hizmeti veren firmanın Teşkilat Başkanı olduğu belirtilmiştir. 2.Sanık ... aşamalarda, olay tarihinde yol inşaatını gerçekleştiren müteahhit firmada şantiye şefi olarak görev yaptığını, yol arası geçişinin sağlanması amacı ve menfez imalatı nedeniyle kazanın meydana geldiği yerdeki orta refüjün kendi talimatı ile doldurulduğunu fakat buna ilişkin tutanağı tuttuktan sonra bunu karayollarına ve bölge trafik ekiplerine bildirdiğini, izin dahilinde bölünmüş karayolları arası geçiş sağlandığını, kaza günü ve öncesinde geçişin yapılmaması için gereken işaretlemelerin ve dubaların konulduğunu buna rağmen kazaya karışan araçlardan bir tanesinin bu dubalardan karşıya geçmeye çalışması sonucu kazanın meydana geldiğini dolayısı ile kendisinin kusurunun bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 3.Sanık ... Başöz aşamalarda, olay tarihinde olayın meydana geldiği yol inşaatını gerçekleştiren yüklenici firmayı denetleyen ve karayollarına bağlı çalışan Mega Danışmanlık isimli firmada ücretli olarak çalıştığını, yol inşaatını gerçekleştiren müteahhitlerin kendilerine ait iş araçlarının şantiyeler arası geçişini sağlamak amacıyla bu şekilde orta refüjlerde doldurma işlemi gerçekleştirdiğini, firma olarak görevlerinin yüklenicinin yola sermiş olduğu asfalt ve diğer malzemenin labaratuvar testlerini yapıp uygun olup olmadığını, ihaleye uyup uyulmadığını, yolda gereken kalınlığın gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini tespit etmek olduğunu, bir eksikliğin tespiti halinde firma olarak yaptırım güçleri olmadığından sözlü veya yazılı bir belge ile durumu müteahhit firma ve karayollarına bildirdiklerini ancak yoldaki trafik işaretlerinin ve levhalarının yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. 4.Katılan ... aşamalarda, kaza mahalline geldiklerinde yolun karşı tarafında bulunan Opet benzin istasyonuna gitmek üzere sol tarafa doğru dönüş yapmak amaçlı yavaşladıklarını, hızlarının yaklaşık 30-40 km civarı olduğunu ve sola döndükleri esnada aynı yönde arkadan gelen tırın sol arka taraftan bulundukları araca çarptığını, kaza sonucu eşi ve oğlunun ölümleri ile kendi yaralanmasından ötürü sanıktan şikayetçi olduğunu ve katılma talebinin bulunduğunu beyan etmekle hakkında katılma kararı verilmiştir. 5.Kaza tespit tutanağında, kaza anında gün durumunun gündüz, kaza mahallinin meskun mahal dışında, bölünmüş, asfalt kaplama devlet karayolu olduğu, havanın açık, zeminin kuru ve yolun hafif eğimli, hafif virajlı olduğu ile ölen sürücü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) sürücülerin asli kusurları bölümünde düzenlenen 06 kod numaralı, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak, kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu bulunduğu, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen sürücü olan ve aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen ...'nun ise kaza anındaki hızının 87km olduğu ve aynı kanunun 52/1-b maddesinde düzenlenen hız sınırlarını %10'dan %30'a kadar aşmak kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu bulunduğu, yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. 6.Mahkemenin hükme esas aldığı ve dosyanın tevdii üzerine düzenlenen soruşturma aşamasına ait 07/02/2013 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin ve kovuşturma aşamasına ait 22/12/2014 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporlarında, araçların geçmesi için trafiği tehlikeye düşürecek tarzda orta refüjdeki su kanalını gayri nizami biçimde dolduran sorumlu kişi veya kişilerin olayda tali kusurları oldukları, sol arkasından yaklaşan aracı kontrol etmeden yolun solundan gayri nizami biçimde doldurulan orta refüj aralığından dönmek için tehlike arz edecek tarzda sola yönelip hatalı biçimde doğrultu değiştirmesi sonucu kazaya sebebiyet veren ölen sürücünün asli kusurlu bulunduğu, bölünmüş karayolunda sol şeritten seyrettiği esnada önünde yolun sağından soluna yönelen otomobili fark ettiğinde fren tatbik etmişsede olayı önleyemeyen tır sürücüsünün olayda atfı kabil kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir. 7.Kovuşturma aşamasında tanık sıfatı ile dinlenen ... talimatla alınan beyanında, olay günü kaza mahalline yaklaşırken sağ şeritte önünde beyaz renkli Honda markalı aracın olduğunu ve aracın sağa doğru sinyal vermesi nedeni ile ileride sağda bulunan şantiye alanına gideceğini düşündüğünü, aracın hızının durmaya yaklaşmış vaziyette olduğunu, aracı sollamak için sol şeride sinyal vererek geçtiği esnada aniden Honda markalı beyaz aracın önüne direksiyon kırdığını, frene basmasına rağmen kazayı önleyemediğini belirtmiştir. 8.Dosya içeriğinde mevcut bulunun ve Yüklenici firma olan STY İnş. Turz. Tic. ve San. Ltd. Şti -Sistem Elektromekanik Tes.San.ve Tic. A.Ş. iş ortaklığı ile akdedilen, yapım işlerine ilişkin 23/11/2010 tarihli sözleşmenin "Kaza Olması" başlıklı 35. maddesinde "Taahhüdün yerine getirilmesi süresince vuku bulacak kazalardan ve bu kazaların sebep olacağı zararlardan, can ve mal kaybından ve üçüncü şahıslara karşı yapılacak her türlü zararlardan yüklenici doğrudan doğruya sorumludur" ve "Trafiğe Geçit Temini, İşaretler ve Bariyerler" başlıklı 41.maddesinde " ...Yüklenici gerek servis yollarında ve gerek ihale konusu yapım işlerinin etkisi altındaki yollarda trafiğin tam bir emniyetle cereyan etmesinden sorumludur. ", "Yüklenici, işçinin, halkın, trafiğin ve inşaatın emniyetini sağlamak için yolları bariyer, tehlike işaretleri ışık tertibatı ve diğer gerekli her türlü işaretlerle ve bekçilerle teçhiz edecek, bunların işletilmesini ve bakımını yürütecektir", şeklindeki düzenlemeler ile trafik düzenine ilişkin önlemlerin alınmasının tamamından yüklenici firmanın sorumlu olduğu belirtilmiştir. 9.Karayolları Genel Müdürlüğü, 15. Bölge Müdürlüğü ile imza altına alınan 20/04/2009 tarihli sözleşme ile yol yapımı esnasında müşavir firma olarak görev yapan Mega Mühendislik Müşavirlik Tic. Ltd. Şti.nin hizmet kapsamına ilişkin olarak sözleşmenin ekinde yer alan teknik şartnamede "Hizmetlerin Kapsamları" başlıklı bölümde danışman firmanın Teşkilat Başkanının projenin "Mühendisi" olarak idare adına iş göreceği, işin yönlendirilmesinden, gözetiminden ve gerektiğinde yapım sözleşmesi şartlarında belirtildiği üzere revizyonlarının yapılmasından sorumlu olacağı ile işleri muayene etmek, gözlemlemek, kontrol etmek, ayrıca işin bünyesine girecek malzemeleri veya işle ilgili işçiliği denetlemek ve muayene etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. 10.Karayolları Genel Müdürlüğü, 15. Bölge Müdürlüğü'nün 04/01/2016 tarihli yazısında, sanık ... Başöz'ün teşkilat başkanı olduğu müşavir firma olan Mega Mühendislik Müşavirlik Tic. Ltd. Şti.nin doldurulan orta refüjlerde işaretleme yapmak, dolgu kısımlarını kaldırmak gibi fiili müdahale yapmasının söz konusu olmadığı belirtilmiştir. 11.Sanık ...'ın şantiye şefi olarak görev yaptığı yüklenici firmanın 05/08/2012 tarihli müşavir firmaya hitaben yazdığı yazısında, bölünmüş yol arasındaki hendek kanalı içerisine malzeme dökülerek dinlenme tesislerine izinsiz yol bağlantıları yapıldığı bilgisinin verildiği ve bu bağlantıların kaldırılmaması durumunda meydana gelecek herhangi bir kaza halinde sorumluluk kabul etmeyeceklerinin belirtildiği, müşavir firma teşkilat başkanı sanık ...'ün ilgili yazıyı ek göstererek Karayolları Kontrol Şefliğine hitaben durum hakkında bilgi veren 06/08/2012 tarihli yazıyı yazdığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü, 15. Bölge Müdürlüğü'nün 14/08/2012 tarihli cevabi yazı ile yüklenici firma uhdesindeki yol yapım işinin halen devam etmekte olduğu ile geçici kabule dahi hazır hale gelmediğinden bahisle yapım işleri sözleşmesinin 35. ve 41. maddeleri gereği emniyet tedbirlerinin alınmasına ilişkin tüm sorumluluğun yüklenici firmaya ait olduğu hususunun belirtildiği anlaşılmıştır. 12.Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 25/07/2014 tarihli raporunda katılan ...'nın yaralanmasının hayati tehlikeye neden olur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır(5) derece olacak ve yüzde sabit ize neden olacak nitelikte olduğu bildirilmiştir. 13.Ankara Cumhuriyet Başsavcılğı'nın 11/09/2012 tarihli ölü muayene tutanağı ile ...'nın ölüm nedeninin "trafik kazasına bağlı multi travma ve SAK sonucunda gerçekleştiği" ve Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/09/2012 tarihli ölü muayene tutanağı ile ...'nın ölüm nedeninin "trafik kazasına bağlı gelişen yüksek enerjili travma sonucu sol hematoraks ve buna bağlı solunum yetmezliği, yaygın beyin ödemi ve serebrumun tüm sokuslarını içeren ventriküllere kadar yaygın kanaması, yani SAK, buna sağlı solunum ve dolaşım merkezlerine bası ve ödem nedeni ile gerçekleştiği" belirtilmiştir. 14.Sanıklara ait güncel adli sicil kayıtları ve nüfus kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. AI.Sanık ... müdafinin, eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporları doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 45.600,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. AII. Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. BI.Katılan vekilinin, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunduğuna ve sanık hakkında eksik ceza uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, 1-Üzerine atılı taksirle öldürme suçuna vücut veren eylemi orta refüj üzerinde yer alan hendeği gayri nizami şekilde ilgili kurumlara bildirimde bulunmadan doldurmak ve izinsiz kullanımını sürdürmekten ibaret olan sanık hakkında, olayda bilinçli taksir unsurları bulunmadığından 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasına hükümde yer verilmemesi hukuka uygun bulunmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekir, bu kapsamda inceleme konusu somut olayda oluşa uygun bulunan adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinin heyet raporları doğrultusunda asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin ölümüne ve bir kişinin hayati tehlikeye neden olur nitelikte yaralanmasına neden olan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 45.600,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kararı adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek hukuka uygun bulunmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. BII. Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. BIII.Katılan vekilinin, sanık ... Başöz hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik, denetim görevini ihmal eden sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan hakkında mahkumiyet kararı yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yargılamanın başından beri alınan savunmalarında ısrarlı ve tutarlı biçimde yüklenen suçlamayı kabul etmeyen, olay ve olgular kısmında yer verilen 20/04/2009 tarihli müşavir firmayla imza altına alınan sözleşme ile eki olan teknik şartnamedeki görev tanımından ve Karayolları Genel Müdürlüğü, 15.Bölge Müdürlüğü'nün 04/01/2016 tarihli yazısının içeriğinden anlaşıldığı üzere doldurulan orta refüjlerde işaretleme yapmak, dolgu kısımlarını kaldırmak gibi fiili müdahalede bulunmakla yükümlü olmayan ve bu hususta yaptırım yetkisi bulunmayan müşavir firma Teşkilat Başkanı sanığın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmesine ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun olup, bu yönüyle hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. BIV. Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmiştir. CI.Mahalli Cumhuriyet savcısının, sanık ... Başöz'ün yetkili kişi sıfatından ötürü olayda kusuru bulunduğundan bahisle üzerine atılı taksirle öldürme suçundan hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yargılamanın başından beri alınan savunmalarında ısrarlı ve tutarlı biçimde yüklenen suçlamayı kabul etmeyen, olay ve olgular kısmında yer verilen 20/04/2009 tarihli müşavir firmayla imza altına alınan sözleşme ile eki olan teknik şartnamedeki görev tanımından ve Karayolları Genel Müdürlüğü, 15.Bölge Müdürlüğü'nün 04/01/2016 tarihli yazısının içeriğinden anlaşıldığı üzere doldurulan orta refüjlerde işaretleme yapmak, dolgu kısımlarını kaldırmak gibi fiili müdahalede bulunmakla yükümlü olmayan ve bu hususta yaptırım yetkisi bulunmayan müşavir firma Teşkilat Başkanı sanığın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmesine ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun olup, bu yönüyle hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR I.Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesi yönünden, Gerekçe bölümünün AI, AII ve BI, BII numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 28/01/2016 tarihli ve 2014/68 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II.Sanık ... Başöz hakkındaki beraat hükmüne ilişkin temyiz incelemesi yönünden, Gerekçe bölümünün BII, BIV ve CI numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 28/01/2016 tarihli ve 2014/68 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararında katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.