Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5092 E. 2023/4086 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/5092
- Karar No
- 2023/4086
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1576 E., 2016/527 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Konya (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/1576 Esas, 2016/527 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince neticeten 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2020 tarihli ve 2016/262675 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz isteği, cezanın, orantılılık ilkesine aykırı olarak az miktarda hükmedildiğine, 2.Sanığın temyiz isteği, kararın, özel bir sebebe dayanmayan genel usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Mahkemece ''Sanık savunması, katılan beyanı,kaza tespit tutanağı içeriği ve Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 26/04/2016 tarihli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde,olay günü olan 31/10/2015 günü saat 16:37 sıralarında sanık ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyoneti ile Çeçenistan Caddesi istikametinden Çığır Sokağı kavşağına doğru seyir halinde iken Çığır Sokak istikametinden Aşağıkovanağzı kavşağı istikametine yolun sağından seyreden bisiklet sürücüsü müteveffa ...'a çarpması sonucu ...'ın vefat ettiği,sanığın kavşaklara yaklaşırken hızını kavşak şartlarına göre ayarlaması gerekirken bu hususa riayet etmediği ve yola yeteri kadar dikkatini vermediği,kavşağa kontrolsüzce mevcut hızı ile girmesi nedeniyle kazada asli ve tam kusurlu olduğu,müteveffa ...'ın nizami olarak seyir halinde olması nedeniyle olayda kural ihlalinin ve kusurunun bulunmadığı,kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu raporunun bu şekilde düzenlendiği,kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu raporunun dosya kapsamına uygun olduğu,zira sanığın da kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu raporuna herhangi bir itirazının bulunmadığı,dolayısıyla müteveffanın ölümünden taksirle sorumlu olanın sanık olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar sanık mahkememizde alınan savunmasında kendisinin epilepsi hastası olduğunu,bu olaydan önce epilepsi hastası olduğunu bilmediğini,olay tarihinden önce ilaç kullanmadığını,bu olaydan sonra hastalıkla ilgili ilaç kullanmaya başladığını,olay günü de ilaç kullanmadığını,olay sırasında bayıldığını ve sonrasını hatırlamadığını ifade etmiş ise de,sanığın soruşturma safhasında alınan 01/11/2015 tarihli beyanında,olay sırasında ve olaydan sonra bayıldığından bahsetmemesi bilakis müteveffanın yanına gittiğini,ağzından kan geldiğini gördüğünü belirtmesi,yine epilepsi hastası olduğunu ve günde üç defa ilaç kullandığını,sadece olay günü öğle vakti kullanmayıp sabah kullandığını belirtmesi,sanık hakkında Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 26/11/2015 tarihli raporda sanığın bir yıldır epilepsi tanısı bulunduğunun,3x1 dozunda ilaç aldığını,günlük aktiviteleri engellemeyen nöbetinin bulunduğunun belirtilmesi dikkate alındığında sanığın daha önceden epilepsi hastası olduğunu bilmediği şeklindeki savunması ile olay günü ilaç kullanmadığı şeklindeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu,kaldı ki hastalığın günlük aktiviteleri engellemediğinin belirtildiği dikkate alındığında sanığın savunmasına itibar edilmemiş,hastalıktan ziyade dikkatsizlik sonucu kazaya ve müteveffanın ölümüne neden olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Bu kabul doğrultusunda sanığın taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 85/1.maddesi uyarınca cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Sanığın 5237 Sayılı TCK'nın 85/1.maddesi uyarınca temel cezası belirlenirken suçun işleniş biçimi,fiilin özellikleri,sanığın asli ve tam kusurlu olması ve geçmişteki sabıkalı kişiliği dikkate alınarak alt sınırdan ayrılmak suretiyle temel cezası teşdiden 3 yıl hapis olarak belirlenmiştir. Sanığın geçmişteki sabıkalı kişiliği dikkate alındığında neden bulunmadığından sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 62.maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiştir. Suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı ceza 5237 Sayılı TCK’nın 50.maddesi uyarınca adli para cezasına veya diğer tedbirlere takdiren çevrilmemiştir. Sanığın geçmişteki sabıkalı kişiliği dikkate alındığında cezanın ertelenmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememize olumlu kanaat gelmediğinden sanığa verilen ceza 5237 Sayılı TCK’nın 51.maddesi uyarınca takdiren ertelenmemiştir.'' Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 2.31.10.2015 tarihli ölü muayene tutanağında, ''... Trafik kazası ile husulü mümkün künt göğüs travmasına bağlı iç kanama (hemotoraks) sonucu öldüğü... kanaatindeyim ...'' Denilmektedir. 3.Kolluk güçlerince tanzim olunan 31.10.2015 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan sola dönüş kurallarına riayet etmediğinden bahisle tam kusurlu olduğu bildirilmiştir. 4.Yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan 26.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda sanığın idaresindeki araçla seyir halindeyken, kavşağa yaklaştığında hızını kavşak şartlarına göre ayarlaması ve yola gereken dikkatini vermesi gerekirken kavşağa kontrolsüzce mevcut hızı ile girmesi neticesinde tam kusuruyla olaya sebebiyet verdiği hususuna değinilmiştir. 5.Sanık aşamalarda, olay günü idaresindeki kamyonetle, müşteriye yük indirdikten sonra iş yerine dönerken kaza yaptığını ancak çevredekilerin bağırması ile araçtan indiğinde bir bisiklet sürücüsüne çarptığını anladığını, epilepsi hastası olduğunu, kaza anını hatırlamadığını ileri sürmüştür. IV. GEREKÇE 1.Sanığın idaresindeki kamyonetle, meskun mahalde, gündüz vakti, iki yönlü asfalt kaplama caddede seyrederken, üç yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, sola dönüş manevrasına başladığı sırada, gidiş yönüne göre sağdan düz seyreden Osman idaresindeki bisikletin sol arka kısımlarına çarpmasıyla, sanığın, sola dönüş kurallarına riayet etmeyerek tam kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza miktarında isabetsizlik görülmediğinden katılan vekilinin bu hususa ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya (Kapatılan) 16.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/1576 Esas, 2016/527 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.