Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/36087 E. 2024/10008 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/36087
- Karar No
- 2024/10008
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2813 E., 2019/2952 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen hükümlere yönelik temyiz başvuruları hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerektiği gözetilmediğinden, İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizinin; hükmün temyiz yolunun 7188 sayılı yasayla açıldığı, ek kararın hukuka aykırı olduğu, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, kabul edilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşmadığı, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul olunan maddi vakıaların Kanun’daki tipiklik unsurunu kapsadığı, katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile kamu görevlisi olan ve sanığı daha önceden tanımadıkları anlaşılan katılanların sanığa iftira atmalarını haklı gösterecek herhangi bir neden bulunmadığının anlaşılması ve sanığın hakaret eylemine sokak üzerinde başlayarak emniyet merkezinde eylemine devam ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ve sanık hakkında aleniyet hükümlerinin uygulanmasına dair Mahkemenin taktir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.