Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12420 E. 2024/8089 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12420
- Karar No
- 2024/8089
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/148 E., 2016/31 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebebi; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığa son sözünün sorulmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 17:00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile Milas istikametinden Söke istikametine doğru meskun mahalde, alacakaranlık vakti aydınlatmanın olmadığı, tek yönlü bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde, sevk ve idare hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek bölünmüş yolun karşı yön şeridine geçerek aracının sol ön tampon kısımlarıyla, soruşturma aşamasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığı karar verilen katılan sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki minibüsün sol ön yan ve komple yan kısımlarına çarpması sonucu katılan sürücü ...'nun aracında yolcu olarak bulunan ...'ın ölümüne, şikayeti devam etmekte olan katılan sürücü ... ile birlikte aynı araçta yolcu olarak bulunan toplam dokuz kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralanmasına neden olduğu, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 06.05.2015 tarihli raporuna göre, sanık sürücünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu kabul edilmiş, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 50/4.maddesinde taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği; dosya içeriğine göre, hakkında takdiri indirim uygulanan, sabıkası bulunmayan ve lehe hükümlerin uygulanması yönünde talepte bulunan sanık hakkında, paraya çevirme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.