Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2460 E. 2024/8739 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2460
- Karar No
- 2024/8739
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1552 Değişik İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Dicle Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/29062 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60899 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60899 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1- Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2019 tarihli kararından evvel, sanığın 04/09/2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 64. maddesi gereğince sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde, 3-Mahkemesince işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında ... ceza belirlendikten sonra, belirlenen cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesindeki takdiri indirim hükmünün uygulanmasının mümkün olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılmamasında, 4-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 221. maddesinde yer alan, "1) Duruşma tutanağında; a) Oturumlara katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî temsilcisinin, bilirkişinin, tercümanın, teknik danışmanın adı ve soyadı, b) Duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün ... kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlar,c) Sanık açıklamaları, d) Tanık ifadeleri,e) Bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları, f) Okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazılar, g) İstemler, reddi halinde gerekçesi, h) Verilen kararlar, i) Hüküm yer alır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/292 esas sayılı dosyasının 02/10/2019 tarihli karar duruşma tutanağında hüküm kurulmadan karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamesinde yer alan (1) numaralı bendi yönünden yapılan incelemede; 1. 5237 sayılı Kanun'un "Sanığın veya hükümlünün ölümü" başlıklı 64 üncü maddesinde yer alan; "(1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." 2. 5271 sayılı Kanun'un "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223 üncü maddesinin birinci ve sekizinci fıkralarında yer alan; "(1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. ... (8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." Şeklindeki düzenlemeler uyarınca, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair açıklanması geri bırakılan Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2019 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının itirazının Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli reddinden önce 04.09.2019 tarihinde vefat ettiği tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamesinde yer alan (2), (3) ve (4) numaralı bentleri yönünden yapılan incelemede; (1) numaralı kanun yararına bozma sebebine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamesinde yer alan (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde belirtilen bozma sebepleri hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KISMEN KABULÜNE, 2. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/1552 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki (1) numaralı bent yönünden KANUN YARARINA BOZULMASINA, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen CEZANIN KALDIRILMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2024 tarihinde karar verildi.