Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11285 E. 2025/7854 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11285
- Karar No
- 2025/7854
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/303 E., 2016/294 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; hizmet alımı ihalesi şirket tarafından alınmış olsa dahi işçilerin işe alınması ve çalıştırılmasının ... Büyükşehir Belediyesince yapıldığı, ölen işçi de dahil olmak üzere müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket ihaleyi almadan önce çalışan işçiler şirket ihaleyi aldıktan sonra da çalıştığı, genel uygulamanın bu şekilde olduğu, işçi alımı konusunda olduğu gibi işyerinde çalıştırılan işçilerin hangi şartlar altında çalıştıklarını ve hangi görevleri nasıl yapacakları konusunda tek yetkili .. Büyükşehir Belediyesi olduğu, müvekkilin bu konularda sorumluluğu olmadığı, iş mahkemesinde dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında sanığa atfedilen kusurun belediye ait olduğunun anlaşılacağına, sanığın yetkili olduğu şirketin iş yerinde gereken önlemleri aldığı, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; Kusursuz olan sanığın beraatine mümkün olmadığı takdirde lehe olan hükümlerin, hagb ya da erteleme verilmesi gerekirken aleyhte değerlendirme ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde ölen ...'ün ... Büyükşehir Belediyesine ait doğal taş elemanları üretim fabrikasında işçi olarak çalıştığı, ölen ...'ün taşların kafasını kestiği, sanık ...'nın ... denilen iş aracını kullandığı, sanık ...'ın ... Sanayi Ticaret Pazarlama ve Limited Şirketinin müdürü olduğu, şirketin Belediyeden ihale ile iş aldığı, sanık ...'nın geri manevra yaptığı sırada tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak ...'e çarpması neticesinde ...'ün öldüğü, 02/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda sanık ...'ın tali kusurlu olduğu, sanık ...'nın asli kusurlu olduğu, ölen ...'ün de tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmış olup, sanıkların taksirle ...'ün ölümüne neden oldukları anlaşıldığından, eylemlerine uyan TCKnun 85/1 maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olduğu kabul edilen sanık ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanıklar hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının "4" nolu bendi çıkarılarak yerine "Sanıklara verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4, 50/1-a maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3 maddeleri gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. Maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.