Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/3770 E. 2023/5034 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2019/3770
Karar No
2023/5034
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/215 E, 2015/788 K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/215 Esas, 2015/788 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay 25 gün hapis 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz itirazları; 1.Sanık ve müdafiinin son savunması alınmadan hüküm kurulmasının usule aykırı olduğuna, 2.Keşif ve bilirkişi deliline başvurmadan hüküm kurulmasının usule aykırı olduğuna, 3.İsnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığına, 4.Suça konu konteynerın yapı niteliğinde olmadığı, taşınabilir nitelikte olduğuna, 5.2863 sayılı Kanun kapsamında toprak tahribatına neden olan bir eylem olmadığına, 6. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına, 7. Diğer temyiz nedenlerine ilişkin. III. OLAY VE OLGULAR A.Yerel mahkemenin kabulü; "Sanığın ... İlçesi, ... Mahallesi, 140 ada 30 parselde bulunan kendi adına kayıtlı taşınmaz üzerine konteyner tarzında bir yapı yaptığı, bu yapı nedeniyle 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan dava açıldığı, sanığın konteynerı kendisinin yaptığını, ancak taşınabilir nitelikte olduğunu belirttiği, yargılama aşamasında olay yerinde mimar bilirkişi eşliğinde keşif yapıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda prefabrik yapının demir ayaklar üzerine 40 cm yükselti sağlanarak zemine oturtulduğunun, zemine kilit parke döşendiğinin, arka tarafa su deposu yapıldığının, bu yapıların 15.12.2013 tarihinden sonra inşa edildiğinin, prefabrik nitelikteki yapıların bina niteliğinde olduğunun belirtildiği, ayrıca yapılan keşif sırasında taşınmaz üzerindeki müdahalenin giderilmediğinin görüldüğü, taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde 25.10.1979 tarihinde sit şerhi verildiğinin görüldüğü, bu haliyle sanığın sit kararı bulunan taşınmaz üzerine koruma kurulundan herhangi bir izin almadan prefabrik nitelikte de olsa zemine müdahale teşkil eder nitelikte yapı yapması ve ayrıca zemini kapatır şekilde parke taşı döşemesi, 2863 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi kapsamında fiziki müdahale teşkil ettiği, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla cezalandırılması yoluna gidilmiş, müdahalenin niteliğine göre alt sınırdan uzaklaşılmış, imara aykırılığın giderilmemesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması yoluna gidilmemiş, Sanığın sabıkasının olmaması, sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşması nedeni ile sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesi yoluna gidilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde mahkemesince hüküm kurulmuştur. B.Sanık savunmasında; "Ben atılı suçlamayı kabul etmiyorum. İddianameye konu olan araziyi 1967 yılında altı arkadaşımla birlikte müşterek tapulu olarak aldık. O dönemde arazi sit alanı değildi. 12 yıl sonra 1979 yılında sit alanı olduğu tapuya bildirilmiş arkadaşlarla aramızdaki paylaşım sonucunda payıma düşen alanı üçüncü kişilere karşı korumak amacıyla üzerine taşınabilir nitelikte temeli olmayan konteynır koydum. Suç işleme kastım yoktur dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE 13.10.2014 tarihli yapı tatil zaptı ile I. derece arkeolojik sit alanında bulunan 140 ada 30 parsel sayılı taşınmaz üzerinde demir konstrüksiyon üzeri prefabrik yapı, arka cephesinde müştemilat ve su deposu yapıldığı tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, yargılama aşamasında yapılan keşif akabinde alınan mimar bilirkişi raporunda yapının 15.12.2013 tarihli uydu fotoğraflarında henüz görülmediği, bu sebeple bu tarihten sonra yapılmış olabileceği, bina niteliğinde ve ruhsatsız yapıldığı, eylemlerin zemine fiziki müdahale işlemleri arasında sayıldığı, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesi kapsamında kaldığı kanaatine varıldığı anlaşılmakla; Dava konusu taşınmazın bağlı bulunduğu yerde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı araştırılıp, mahallinde sanat tarihçi ve inşaat bilirkişisi refakatinde yeniden keşif icra edilerek; müdahale neticesinde zarar meydana gelip gelmediği hususunu ve müdahalenin niteliğinin (esaslı-basit) açık şekilde tespiti ile eylemin basit müdahale niteliğinde olması halinde veya esaslı müdahale niteliğinde olup KUDEB bulunması halinde; 65/4, esaslı müdahale niteliğinde olup KUDEB bulunmaması halinde ise; 65/1. maddesi gereğince sanığın hukuki durumumun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenleÇeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/215 Esas, 2015/788 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/3770, K. 2023/5034, T. 15.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2019-3770-e-2023-5034-k-eece67ecb7ac