Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/11302 E. 2023/5778 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/11302
- Karar No
- 2023/5778
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/246 E. 2017/524 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18/10/2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2..Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18/10/2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme karşı sanık müdafiinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin, 22/03/3017 tarihli, ve 2016/246 Esas, 2017/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve B sınıfı sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26/06/2019 tarihli ve 2017/26866 sayılı, esastan ret ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz nedeni; Sanık üzerine atılı taksirle öldürme suçu yönünden sanığın kusuru bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulmasının ve sanık hakkında fazla ceza uygulamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B.Katılan vekilinin temyiz sebebi; Sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; 1."Sanık ...'un kullandığı ... plakalı kamyonet ile Alan caddesinde Belek istikametinden Kadriye istikametine seyri sırasında geldiği olay yerinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride geçip, aracının ön kısmıyla kaldırıma çarptığı sırada aracının sağ yan kısımlarına da karşı yönden gelen katılan ... kullandığı ... plakalı otomobilin ön kısımları ile çarpması neticesinde; katılanın kullandığı araç içerisinde bulunan yolculardan ...'ın hayatını kaybettiği, diğer yolculardan Aysun Kayran'ın yaralanmasının şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, vücuttaki kırıkların hayati fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkilediği, ...'ın yaralanmasının şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, vücuttaki kırıkların hayati fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkilediği, ...'ın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, ...'ın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, ...'ın yaralanmasının yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, yaşamını tehlikeye sokmadığı, vücuttaki kırıkların hayati fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkilediği, ...'ın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun tespit edildiği " belirtilmiştir. 2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, kazanın nasıl meydana geldiğini anlayamadığını, aracın sağa doğru kaymaya başladığını ve devamında yoldan çıktığını bu aşamadan sonrasını hatırlayamadığını, kazanın meydana geldiği yolu sık kullandığını, olayda kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. 3.Temyiz dışı katılan sürücü ..., sanığın aracının virajı alamayarak aniden kendi istikamet şeridi yönüne girdiğini ve kaldırıma sıfır şekilde yanaşmasına rağmen kazayı önleyemediğini, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiştir. 4.Katılanlardan ... ve ... kazada yaralanan mağdur küçük kızları ... adına ve kızları ...'ın ölümü nedeni ile şikayetçi olduklarını beyan ederek katılma talebinde bulunmuşlardır, katılanlardan ... aynı zamanda kendi yaralanması için de şikayetçi olduğunu ve katılmak istediğini beyan etmiş olup haklarında katılma kararı verilmiştir. 5.Kaza tespit tutanağında; kaza mahallinde gün durumunun gündüz vakti olduğu, virajlı yol olduğu ve kazanın oluşumunda sanık sürücünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun'un (2918 sayılı Kanun) 84. Maddesinde yer alan asli kusurlardan "şeride tecavüz etme" kuralını ihlal ettiği için meydana gelen kazada kusurlu bulunduğu ancak katılan sürücü ...'ın kusursuz olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir. 6.Dosyada mevcut bulunun ve kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 12/08/2016 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay mahalli olan virajlı yol bölümünde hızını aracının yük ve teknik özelliği ile yol durumuna göre ayarlamaması, direksiyon hakimiyetine gerekli önem ve özeni göstermemesi ile sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedenleri ile meydana gelen kazada sanık sürücünün asli ve tam kusurlu bulunduğu, katılan sürücünün ise olayda kazaya etken kural ihlali bulunmadığından meydana gelen olayda atfı kabil kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir. 7.Katılanlarda meydana gelen yaralanmaların tespiti amacı ile alınan dosya içeriğinde mevcut bulunan raporlarda, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08/10/2015 tarih, 12851 sayılı raporu ile katılan ...'ın yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının bildirildiği, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 23/11/2015 tarih, 14899 sayılı raporu ile katılan ... Kayran'ın yaşamını tehlikeye sokacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının bildirildiği, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20/11/2015 tarih, 14814 sayılı raporu ile katılan ...'ın yaşamını tehlikeye sokacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının ve aynı hastanenin 08/02/2017 tarih, 1691 sayılı raporu ile de katılan ...'ın yaralanmasının duyulardan yada organlardan birinin sürekli kaybı niteliğinde olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 8.Katılan küçükler ... ve ... için Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03/11/2015 tarihli raporu ile ve ... için Serik Devlet Hastanesinin 18/07/2015 tarihli raporu ile basit tıbbi müdahale ile geçer nitelikte yaralandıkları belirtilmiştir. 9.Sanık ... ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; 1."Sanık ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Belek istikametinden, Kadriye istikametine ilerlediği sırada aracının hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçip konttrolsüz bir şekilde kaldırıma doğru ilerlerken karşı istikametten gelen katılan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla çarpıştığı, meydana gelen kaza sonrasında; katılan ...'ın aracında yolcu olarak bulunan maktul ...'ın vefat ettiği, mağdurlar ..., ... ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek, katılan ...'ın yaşamını tehlikeye sokacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak, duyulardan yada organlardan birinin sürekli kaybı niteliğinde olacak, katılan ...'ın yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak, katılan ... Kayran'ın ise yaşamını tehlikeye sokacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıklarının bildirildiği" belirtilmiştir. 2.İstinaf talebinin kabul ile yeniden yapılan yargılama sonucunda, yerel Mahkemece sanık ... hakkında olayın oluş şekli, tarafların kusur durumları, ölü ve yaralı sayıları, yaralarının nitelikleri ile dosya kapsamı nazara alındığında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamı ile bağdaşmayacak şekilde alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak ceza tayini kanuna aykırı kabul edilerek Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18/10/2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A.Sanık Müdafiinin, sanık üzerine atılı taksirle öldürme suçu yönünden sanığın kusuru bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulmasının ve sanık hakkında fazla ceza uygulamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve B sınıfı sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B.Katılan Vekilinin, sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekir, bu kapsamda inceleme konusu somut olayda oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı ve adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinin heyet raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne üç kişinin nitelikli ve üç kişinin de basit şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve B sınıfı sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek hukuka uygun bulunmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünün A ve B numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin, 22/03/3017 tarihli, ve 2016/246 Esas, 2017/524 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.