Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/935 E. 2013/6749 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/935
Karar No
2013/6749
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62, 53/1-a-b-c-d-e, 53/6, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklanmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesinde ise hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirilmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mâhkumiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Bu ilkelere uyulmadan, olayın oluş şekli ile sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi gösterilmemek suretiyle yasal gerekçeden yoksun hüküm kurulması, Kabule göre de; 1- İncelenen dosya kapsamına göre; sanığın, yönetimindeki kamyonetle, seyir yönüne yanan kırmızı ışıkta durmayıp, yeşil ışıkta hareketle kavşağa giriş yapan otomobil sürücüsü mağdur Emine Topaloğlu'nun idaresindeki araçla çarpışmaları sonucu mağdurun basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; 5237 sayılı TCK'nın 179/2. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile birlikte taksirle yaralama suçunun da oluştuğu, ancak tehlike ve zarar suçunun birlikte gerçekleştiği durumda sanığın sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan taksirle yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasına karar verilip, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3. maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, 2- 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi gereğince, sürücü belgesinin geri alınmasına ancak taksirle işlenen suçlarda karar verilebileceği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 179/2. maddesinde yazılı kasıtlı suçtan verilen hükümlülük kararı gereğince, sanığın sürücü belgesinin 3 ay süre ile geçici olarak geri alınmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/935, K. 2013/6749, T. 19.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-935-e-2013-6749-k-2926721562df