Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/7091 E. 2013/22679 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/7091
- Karar No
- 2013/22679
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 54 maddeleri uyarınca mahkumiyetine 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suçtan zarar gören “Kültür ve Turizm Bakanlığı” adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve yapılan talebe atfen şikayetçi kurumun katılan olarak kabulüne karar verildiği gözetilmeksizin, gerekçeli karar başlığında “Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun” katılan olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Sanık ...'in elinde tarihi eser bulunduğu ve eserleri satmak için müşteri aradığı yönünde edinilen istihbari bilgiler çerçevesinde, alıcı kılığında hareket eden jandarma görevlilerinin sanık ile yaptıkları görüşmede suç tarihinde buluşmayı kararlaştırdıkları, sanık yanında getirdiği 78 adet eseri alıcı görevlilere gösterdiği ve karşılığında 6.000 TL bedel talep ettiği, bu sırada daha önce tertibat alan güvenlik güçlerinin sanığı suçüstü yakalayarak eserlere el koydukları, yargılama aşamasında arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, suça konu varlıklardan, 1 adet Meryem Ana apliği ile 2 adet bronz sikkenin imitasyon olduğu, diğer 75 adet obje ve sikkelerin ise 2863 sayılı Kanun kapsamında, tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlığı niteliğini haiz bulunduğunun belirtildiği, sanığın suça konu eserleri köylülerden bedelsiz olarak aldığına, belirtilen eserleri koleksiyonerlere ya da müzeye götürüp vermeyi düşündüğüne, alıcı jandarma görevlilerinin kendilerini koleksiyoner olarak tanıtmaları nedeniyle eserleri gösterdiğine, bu işin ticaretini yapmadığına dair savunmasının, tanık anlatımları, yakalama ve el koyma tutanağı birlikte değerlendirildiğinde itibar edilebilir nitelikte olmadığı anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın suç kastının bulunmadığına, üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, nerede görev yaptığı tespit edilmeyen arkeolog bilirkişi tarafından soruşturma aşamasında düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi, 2- Sanığın adli sicil kaydında yer alan, Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2005 tarihli, 2004/390 esas, 2005/223 karar sayılı ilamın tekerrüre esas olduğunun ve hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- 2863 sayılı Kanun kapsamında yer alamayan eserlerin sanığa iadesi yerine dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın kazanılmış hakları saklı tutulmak kaydıyla, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.