Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/2090 E. 2013/21948 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/2090
- Karar No
- 2013/21948
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-a,b,e, 62/1, 51/1-3-7 maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan, sanık müdafinin kusura, eksik incelemeye, zararın yazılı delille kanıtlanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanığın, seyir yönüne hitap eden “sollama yasağı başlangıcı” trafik işaret levhasına rağmen aynı yönde önünde gitmekte olan traktörü sollamak amacıyla kontrolsüzce geçişi sırasında, şerit ihlali yaparak karşı yönden nizami şeridinde gelmekte olan sürücü belgesiz ve 0,57 promil alkollü sürücü katılan ... idaresindeki tescilsiz motosiklet ile karşılıklı çarpışmasıyla yaralamaya sebebiyet vermesi şeklinde gelişen olayda, TCK'nın 22/3. maddesinde düzenlenen bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeden eksik ceza tayini, 2- 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan 18 yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, adli sicil kaydı bulunmayan 15.06.1939 doğumlu olup suç tarihinde 71 yaşındaki sanık hakkında hükmedilen 7 ay 15 gün kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesinin gerektiği nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.