Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7846 E. 2023/7148 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7846
- Karar No
- 2023/7148
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/503 E., 2022/106 K. KATILANLAR : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/290 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereği 3 yıl hapis cezası ve 24.000,00 TL gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, taksitlendirmeye, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir. 2.Mahkemenin söz konusu kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/1790 Esas, 2020/11233 Karar sayılı ilâmıyla; "...Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/12. 3/22, 5/2 madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile, 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu Kabule göre de; Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, TCK'nun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesi nazara alınarak, 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren ve olay tarihinde yürürlükte olmayan ve lehe hüküm içermeyen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/12. madde ve fıkrasından hüküm kurulması, ..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2020/503 Esas, 2022/106 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında ayrı ayrı 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği hapis cezasından çevrilme 6.000,00 TL adlî para cezası ve 20,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, vekâlet ücretine karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.04.2023 tarihli ve 2022/94781 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık ...'ün temyiz sebepleri; atılı suçlama nedeniyle ...isimli şahsın sorumlu olduğuna, eksik soruşturma yapıldığına, zamaşımı süresinin gözetilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.13.01.2012 tarihinde sanık ...'ün işlettiği, sanık ...'ın ise vekâletname ile işlerini takip ettiği Alko Petrol isimli akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde 1 nolu yeraltı tankında ulusal marker ölçümü “geçersiz” olduğu tespit edilen toplam 7.710 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir. 2.Sanık ...'in bozma öncesinde savunmasında, şirketi ...'den 03.05.2012 tarihinde devir aldığı için suça konu akaryakıtla ilgisinin bulunmadığını, bozma sonrası alınan savunmasında ise, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi gücünün bulunmadığını bildirmiştir. 3.Sanık ... bozma öncesinde savunmasında ise, diğer sanık ...'in kendisini vekâletname ile vekil tayin ettiğini ve işlerini takip ettiğini, sorumlunun ...isimli şahsın sorumlu olduğunu beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyeceğini belirterek, süre istemiştir. Sanığın suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi gücünün bulunmadığını bildirmiştir. 4.Bozma öncesi tanıklar............ nin bilgi ve görgülerine başvurulduğu anlaşılmıştır. 5.Bozma öncesi Alko Ltd. Şirketi tarafından işlerin takibi konusunda sanık ...'i vekil tayin edildiğine dair vekâletnamenin ve şirket hisselerinin sanık ...'e devir edildiğine ve Arif'in müdür tayin edildiğine dair Ticaret Sicili Gazetesinin dava dosyasına eklendiği anlaşılmıştır. 6.Suça konu akaryakıtın gümrük kaçağı olduğuna dair analiz raporu dava dosyasında mevcuttur. 7.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. 8.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE 1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanıkların savunması, tanıkların beyanları bilirkişi analiz raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.01.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.07.2013 olduğu, Sanık ... hakkında; Daha önce Dairemizin 18.02.2020 tarihli ve 2016/6921 Esas, 2020/2971 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilen Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/136 Esas, 2014/335 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 15.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.06.2013 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında derdest olan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/315 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 24.06.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.04.2015 olduğu, Sanık ... hakkında; UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Dairemizin 2021/4336 Esas sırasında kayıtlı olan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/167 Esas, 2016/417 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21.12.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.03.2012 olduğu anlaşılmakla, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukukî durumlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2020/503 Esas, 2022/106 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ile ...'ün temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.