Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/16394 E. 2013/27432 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/16394
Karar No
2013/27432
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, katılan vekili, sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suçtan zarar gören “Kültür ve Turizm Bakanlığı” adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve yapılan talebe atfen şikayetçi kurumun katılan olarak kabulüne karar verildiği gözetilmeksizin, gerekçeli karar başlığında “Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun” katılan olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Sanık ... Başkayanın elinde bulunan tarihi eserleri pazarlamak için müşteri aradığı, internette alıcı jandarma görevlisi ile görüştüğü, suç tarihinde sanıklar ile alıcı görevlinin Nazilli otogarında buluştukları, sanıkların suça konu 19 adet tarihi eseri alıcı jandarma görevlisine gösterdikleri ve karşılığında 6.500 TL talep ettikleri, alıcı görevlinin sanıkların yanlarından ayrılmasını müteakip, güvenlik güçleri tarafından yakalandıkları, sanık ...'nın üzerinde ele geçirilen 19 adet eser üzerinde tarafsız bilirkişi kurulunca yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda, çeşitli dönemlere ait toplam 17 adet sikke ile 1 adet pişmiş topraktan yapılma mühür kalıbının 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi, müzelik değerde taşınır kültür varlığı niteliğini haiz olduklarının, 1 adet Abdülmecit tuğrasının ise tasnif ve tescile tabi olmaması, yurt içerisinde alım satımını serbest olması nedeniyle anılan kanun kapsamında bulunmadığının belirlendiği, sanık ...'nın aşamalarda alınan savunmasında üzerine atılı suçu tevil yollu ikrar ettiği, sanık ...'nın ise eserleri satmak için kimseye göstermediklerini ifade ettiği, tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların suça konu kültür varlıklarını ticaret kastı ile satışa arz ettiklerinin sübuta erdiği anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafiinin, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna, bilirkişilerin ehil olmadığına, sanık ...'nın, aleyhine yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin sanıklar haklarında tesis edilen cezanın az olduğuna dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-5237 sayılı TCK’nın 51. maddesindeki ertelemeye ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı CMK'un 231. maddesi hükmünün sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, bu itibarla, yargılamayı sürüncemede bırakacak bir davranışları ile dosyaya yansıyan olumsuz kişilikleri de belirlenemeyen sanıklardan...'nın sabıkasız olduğu, sanık ...'nın sabıkasında yer alan 1618 sayılı Kanunun 30. maddesine aykırılık suçunun müeyyidesinin 28/12/2006 tarihli, 5571 sayılı Kanun ile idari para cezasına dönüştürülmesi nedeniyle tekerrüre esas teşkil etmediği ve silinme koşullarının oluştuğu, eserlerin müze müdürlüğüne tevdi kararı karşısında suçtan zarar gören kurumun giderilmesi gereken somut bir zararının bulunmadığı hususu gözetilmeksizin “sanıkların daha önce kasıtlı suçlardan mahkum oldukları, kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları, dosyaya yansıyan geçmiş hali, dikkate alındığında suç işleme konusundaki eğilimleri nedeniyle pişman oldukları ve bir daha suç işlemeyecekleri konusunda mahkememize olumlu bir kanaat bırakmadığından ve katılanın zararını da kanunun anladığı anlamda tamamen gidermediği” şeklinde yerinde olmayan gerekçe ile cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2-5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanıklar hakkında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafii, sanık ... ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/16394, K. 2013/27432, T. 02.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-16394-e-2013-27432-k-61e9dca768c4